İnsanların başkalarına yaklaşma kararı, harekete geçmeden saniyeler önce beynin çeşitli bölgelerinde belirgin bir sinyal olarak ortaya çıkıyor. Kudüs İbrani Üniversitesi’nden bilim insanlarının yaptığı yeni araştırma, sosyal davranışların beynin geniş bir alanında yayılan özel bir aktivite düzeniyle önceden şekillendiğini gösterdi. Çalışma, sadece sosyal hareketi değil, bireyin sosyallik motivasyonunu da bu erken sinyallerle öngörmenin mümkün olduğunu ortaya koyuyor.
Araştırmanın başında Dr. Lilah Avitan ve doktora öğrencisi Imri Lifshitz yer alırken, çalışma Kudüs İbrani Üniversitesi’nin Edmond ve Lily Safra Beyin Bilimleri Merkezi’nde gerçekleştirildi. Beynin sosyal bilgiyi nasıl eyleme dönüştürdüğünü anlamak amacıyla yapılan deneylerde zebrafish (zebra balığı) modeli kullanıldı. Zebrafish, beynindeki sinir hücrelerinin aktivitesinin detaylı takibine izin verdiği için sosyal davranışın sinirsel temellerini incelemek adına ideal bir canlı.
Ekibin geliştirdiği deney düzeneğinde, bir zebrafish diğerine yaklaşma eğilimindeyken gözlemler yapıldı ve gözlemci olarak seçilen balığın tüm beyin aktivitesi gerçek zamanlı olarak kaydedildi. Bu yöntemle sosyal kararların ortaya çıkış süreci, adım adım, anlık olarak gözlemlenebildi. Araştırmacılar, balığın diğerine yüzme hareketi yapmasından saniyeler öncesine kadar uzanan bir süreçte beynin geniş alanlarında aktivite düzeninin değiştiğini tespit etti.
Araştırmanın en dikkat çekici bulgusu, sosyal davranış öncesinde tek bir beyin bölgesi yerine beynin birçok farklı alanının koordineli çalışmaya başladığıydı. Özellikle, karmaşık davranışlarla ilişkili beynin üst bölgelerinden biri olan palliumda aktivitenin arttığı gözlendi. Aynı zamanda bazı beyin bölgelerindeki aktivitenin ise azaldığı saptanarak, bu farklılıkların bir araya gelerek “pre-karar durumu” olarak adlandırılan bir sinirsel desen oluşturduğu ortaya kondu. Bu desen, balığın sosyal hareket yapacağının sinyalini önceden veriyor ve davranış başlamadan tahmin edilmesini sağlıyordu.
Çalışma ayrıca, bu sinirsel imzanın gücünün bireyden bireye değiştiğini gösterdi. Daha güçlü bir beynin sosyal davranışa hazırlık sinyaline sahip olan zebrafish’lerin, genel olarak daha sosyal olduğu bulundu. Bu durum, sinyalin bireyin sosyal etkileşim motivasyonunu doğrudan yansıttığını düşündürüyor. Araştırmanın önemli çıkış noktalarından biri de pallium bölgesinin sosyal yaklaşımla ilişkili motivasyonun oluşmasında merkezi bir rol üstlendiğinin vurgulanmasıydı.
Dr. Avitan, çalışmanın sosyal yaklaşım davranışının beynin geniş bir alanında hareket başlamadan önce başlayan özel bir sinirsel işleve sahip olduğuna dikkat çekti. Bu imzanın sadece sosyal hareketin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini değil, aynı zamanda bireyin sosyal davranışa olan yatkınlığını da önceden tahmin ettiğini açıkladı. Böylece beynin sosyal kararları nasıl verdiği ve sosyal motivasyonun temelleri hakkında önemli bir pencere açılmış oldu.
Bu bulgular, neden bazı bireylerin daha sosyal olup bazıların daha çekingen davrandığını açıklamada bilim insanlarına yeni ipuçları sunuyor. İnsan da dahil olmak üzere birçok türde benzer beyin yapılarının sosyal davranışta rol oynaması, bu araştırmanın insan sosyal işlevi ve sosyal davranış sorunlarıyla ilişkili durumlarda yol gösterici olabileceği anlamına geliyor. Gelecekte bu tür araştırmalar, sosyal davranış bozukluklarının nedenleri ve tedavisi için yenilikçi yaklaşımlar geliştirilmesine zemin hazırlayabilir.
📎 Kaynak: sciencedaily.com



