Dünyada artan sıcak hava dalgaları, günlük aktivitelerimizi ciddi şekilde etkiliyor. Yürüyüş yapmak veya bahçe işleriyle uğraşmak gibi hafif fiziksel eylemler, aşırı sıcak ve nem nedeniyle artık daha riskli hale geldi. Arizona State Üniversitesi’nin yürüttüğü yeni bir araştırmaya göre, 1950’den bu yana yaşanan sıcaklık artışları, özellikle genç ve yaşlı yetişkinlerin açık havada güvenle hareket etme sürelerini önemli ölçüde azalttı.
Araştırmanın temel verileri, 1950’den 2024 yılına kadar dünya genelindeki sıcaklık, nem ve demografik bilgilerin birleşiminden oluşuyor. Bu veriler kullanılarak, her yaş grubunun vücut ısısını gölge altında düzenleme kapasitesi modellenmiş ve böylelikle sıcaklık ve nem koşullarının hangi dönemlerde ve bölgelerde fiziksel aktiviteyi kısıtladığı ortaya konmuş. Araştırmaya göre, 18-40 yaş arası yetişkinler ortalama yılda 50 saat boyunca hafif egzersiz yapamayacak kadar sıcak ve nemli bir ortamda bulunuyor. Bu süre, 1950-1979 yıllarına kıyasla iki kat artmış durumda.

Daha kritik olan ise 65 yaş üstü yetişkinlerin maruz kaldığı aktivite kısıtlama süresi. Bu grup, artık yılda ortalama 900 saat boyunca aşırı sıcak ve nem nedeniyle fiziksel aktivitelerini sınırlandırmak zorunda kalıyor. Bu, yılın yaklaşık yüzde 10’una denk geliyor ve 50 yıl öncesine göre yaklaşık 300 saatlik bir artış anlamına geliyor. Bilim insanları bu durumu, yaşlıların beden ısısını düzenleme becerisinin azalması ve aşırı sıcakların getirdiği sağlık riskleriyle ilişkilendiriyor.
Araştırmada, sıcaklık ve nemin neden olduğu bu kısıtlamaların en çok Güney ve Güneydoğu Asya ile Orta Doğu ülkelerinde yaşandığı tespit edildi. Örneğin Tayland’da yaşlı yetişkinler artık yılda yaklaşık 2200 saat boyunca aşırı sıcakla karşılaşıyor; bu rakam 1950-1979 döneminde 1600 saat civarındaydı. Katar’da ise bu süre 2820 saate kadar çıktı. Amerika Birleşik Devletleri’nde ise yaşlılar için bu süre yılda yaklaşık 270 saate ulaşırken, bu rakam 50 yıl öncesine göre 70 saat arttı. Ancak ABD gibi farklı iklimlerin bulunduğu ülkelerde bu rakamlar bölgesel olarak değişiklik gösteriyor.

Özellikle dışarıda çalışanlar ve kronik hastalığı olanlar, sıcak hava dalgalarının en çok etkilediği gruplar arasında yer alıyor. Bu bireylerin ısınma ve serinleme imkanlarına erişimi kısıtlı olabiliyor, dolayısıyla sıcak havanın getirdiği tehlikelerle baş etmeleri zorlaşıyor. Uzmanlar, bu durumun üretkenlik kaybının yanı sıra ciddi sağlık sorunlarına, hatta hayati tehlikelere yol açabileceği konusunda uyarıyor.
Bu çalışma, küresel ısınmanın günlük hayat üzerindeki somut etkilerini göstererek, sıcak hava dalgalarıyla mücadelede daha kapsamlı politikaların geliştirilmesi gerekliliğini gündeme taşıyor. Sıcak ve nemli koşullarda güvenli fiziksel aktivitenin sınırlarını belirlemek, şehir planlaması, iş sağlığı ve halk sağlığı açısından kritik önem taşıyor. İklim değişikliğinin etkilerinin ağırlaştığı bu dönemde, toplumsal dayanıklılığın artırılması için yeni stratejiler geliştirilmesi gerekiyor.

Araştırmanın önümüzdeki yıllarda hareket kabiliyetini ve yaşlı bireylerin yaşam kalitesini nasıl etkileyeceğine dair analizler yapılması bekleniyor. Bilim insanları, iklim krizinin insan sağlığı üzerindeki etkilerini azaltmak için yenilikçi çözümler ve uyum mekanizmaları üzerinde çalışmaya devam ediyor. Bu süreçte bireylerin bilinçlendirilmesi ve risk altındaki grupların korunması büyük önem taşıyor.
📎 Kaynak: sciencenews.org



