Psikoloji

Beyaz Amerikalıların Siyasi Tutumlarını Şekillendiren Irksal Tepkiler

Son yıllarda yapılan bir araştırma, ABD’deki beyaz Amerikalılar arasında ırksal tepkilerin politik eğilimleri belirlemede önemli bir rol oynadığını ortaya koydu. İlginç olan, bu etki özellikle dinsel olarak muhafazakâr olmayan bireylerde açıkça gözlemleniyor. Araştırma, beyaz evanjelik Hristiyanların çoğunlukla sağcı politikaları desteklediğini zaten gösterirken, ırksal tepkinin orta ve liberal dinî gruplarda da muhafazakâr yönelimlerin artışında etkili olduğunu belirtti. Bu durum, politik kimliklerin oluşumunda dini tutumlar kadar ırksal duyguların da kritik bir parametre olduğunu işaret ediyor.

Çalışmayı yürüten Philip Schwadel, Nebraska Üniversitesi Sosyoloji profesörü olarak, dini aidiyetin ve ırksal tutumların siyasi görüşlerle nasıl kesiştiğini anlamaya odaklandı. Schwadel, daha önce ağırlıklı olarak evanjelik Hristiyanların ırksal önyargılar ve muhafazakâr siyasete eğilimleri üzerinde durulduğunu, ancak geniş beyaz nüfusun farklı dini grupları içeren bir perspektifle değerlendirilmesinin eksik kaldığını vurguladı. Bu nedenle, çalışmada evanjelik olmayan beyazların arasında da ırksal tepkilerin farklı siyasi tutumlara nasıl yansıdığı detaylı olarak incelendi.

Araştırmada 2002-2022 yılları arasında toplanan Genel Sosyal Araştırma (General Social Survey) verileri kullanıldı. Bu kapsamlı araştırma, ABD’de yaşayan yetişkinlerin dini aidiyet, ırksal tutum ve siyasi tercihleri hakkında bilgi veriyor. Schwadel, örneklemi beyaz Amerikalılarla sınırlandırıp eksik verileri çıkardıktan sonra toplam 8 bin 48 katılımcının verilerini analiz etti. Siyasi konumlar, katılımcıların kendilerini aşırı liberal ile aşırı muhafazakâr arasında değerlendirdikleri yedi puanlı bir skalada ölçüldü. Ayrıca, %90 altındaki etkiler kontrol altına alınarak yaş, cinsiyet, gelir, eğitim gibi faktörler de hesaba katıldı.

Araştırmanın önemli bir kısmı “ırksal tepki” kavramına odaklandı. Bu kavram, ırk temelli sözel veya davranışsal düşmanlık yerine, “simgeci ırkçılık” olarak bilinen daha yeni ve dolaylı bir ön yargı türünü temsil ediyor. Söz konusu tutumlar, beyaz olmayan grupların sosyal konumlarını dış faktörlerden ziyade kendi bireysel gayretlerine borçlu oldukları ve özel destek görmemeleri gerektiği inancını içeriyor. Bu bakış açısı, siyasal görüşlerle ilişkilendirildiğinde, belirli siyasi tercihlerin ırksal adaletsizlik algısıyla nasıl şekillendiğini daha iyi anlamayı sağlıyor.

Bulgu olarak, beyaz evanjelik Hristiyanlar ve kutsal kitabı kelimesi kelimesine doğru kabul edenler arasında politik muhafazakârlığın yaygın olduğu tespit edildi. Schwadel, “Evanjelik beyazların çoğu zaten yüksek oranda muhafazakâr olduğundan, ırksal tepki bu grupta siyasi farklılıkları açıklamada etkisiz kalıyor” dedi. Ancak, evanjelik olmayan beyaz Amerikalılar için durum farklı. Dini olarak daha ılımlı veya dinsiz olan beyazların ırksal tepki seviyeleri yüksekse, politik olarak muhafazakâr olma olasılıkları da artıyor. Bu sonuç, sadece evanjeliklerin değil, daha geniş beyaz nüfusun siyasi davranışlarını anlamada ırksal duyguların önemini ortaya koyuyor.

Araştırmanın önemi, ırksal tepkilerin farklı dini gruplar arasındaki siyasi eğilimlerin şekillenmesinde göz ardı edilmemesi gerektiğini göstermesinde yatıyor. Özellikle ana akım Protestanlar, Katolikler, diğer dini grup üyeleri ve dinsizler içinde yükselen ırksal tepkiler, bu grupların politik muhafazakâr yönelimlerini güçlendiriyor. Bu durum, sadece dini bağlılıkla açıklanamayan siyasi davranışların altında, ırksal tutumların da yattığına işaret ediyor.

Sonuçlar ayrıca, ırksal tepkilerin ve dini bağlılığın siyasi tercihleri nasıl beraber şekillendirdiğini anlamak için daha uzun vadeli, bireylerin hayat öykülerini kapsayan araştırmaların gerekliliğini vurguluyor. Schwadel, bu tarz çalışmaların zaman içinde insanların dini aidiyetleri, ırksal görüşleri ve politik tercihleri arasındaki karşılıklı etkileşimi ortaya çıkarabileceğini belirtti. Ayrıca, farklı ırkçılık tanımları ve ölçümleri kullanılarak elde edilecek verilerin, bu ilişkilerin genel geçerliliğini test etmekte faydalı olacağı ifade edildi. Böylece, hem akademik çevreler hem de politika yapıcılar için daha kapsamlı bir veri tabanı oluşturulabilir.

Bu araştırma, ABD’deki beyaz Amerikalılar arasında siyasi eğilimleri şekillendiren çok katmanlı etkenleri aydınlatırken, ırk ve din gibi hassas konuların politikaya etkisini daha net ortaya koyuyor. Sonuçlar, ırksal tutumların, özellikle dini aidiyeti daha esnek olan bireyler arasında, sağcı politikaya kayışta kritik bir rol oynadığını gösteriyor. Gelecekte yapılacak çalışmalar, bu dinamiklerin zaman içinde nasıl evrildiğini takip ederek, toplumdaki siyasi kutuplaşmanın nedenlerini ve sonuçlarını daha ayrıntılı anlamamıza olanak tanıyacak.


📎 Kaynak: psypost.org

Aylin

339 makale yayınladı.

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments