Günümüzde yapay zeka (YZ) teknolojileri hayatımızın pek çok alanında hızla yer alıyor. Tatil önerilerinden kredi tavsiyelerine kadar birçok karar, algoritmalar tarafından şekillendiriliyor. Ancak yeni bir psikolojik araştırma, yapay zekadan alınan tavsiyelerin zaman algımızı etkileyerek, gelecekteki bekleyişlerin daha uzun ve sabırsızlıkla geçen deneyimler haline gelmesine yol açtığını ortaya koydu. Bu durum, tüketicilerin parasal kararlarında daha aceleci davranmalarına neden oluyor.
Çin’in Güney Bilim ve Teknoloji Üniversitesi öncülüğünde yapılan çalışmada, yapay zekanın karar alma süreçlerinde tüketiciler üzerindeki etkileri detaylı şekilde incelendi. Araştırma ekibi, çeşitli deneyler ve gerçek finansal veriler yardımıyla yapay zeka etkileşimlerinin insan zaman algısını nasıl bozduğunu anlamaya çalıştı. Sonuçlar, otomatik bir sohbet robotuyla etkileşime giren katılımcıların, gelecek ödüller için beklemeyi olduğundan daha uzun hissettiklerini ortaya koydu.
Bu etki, psikolojide “içsel saat” teorisiyle açıklanıyor. İnsan beyni, zamanın geçişini ölçen bir tür zihinsel zamanlayıcıya sahip. Birey rahat olduğunda bu içsel saat yavaş işler ve zaman hızla geçiyormuş gibi hissedilir. Ancak korku veya acele hissedildiğinde saat hızlanır, geçen sürenin daha uzun olduğu algısı oluşur. Yapay zekanın hızlı veri işleme kapasitesi, kullanıcıların bu içsel saatinin hızlanmasına yol açıyor ve bekleme sürecini daha da uzatıyormuş gibi deneyimlemelerine neden oluyor.
Deneylerden biri, tatil planı yaparken insan uzman ile yapay zeka arasında tercih yapma sürecini içeriyordu. Katılımcılar, insan uzmanla görüşen grup ve yapay zeka sohbet robotuyla görüşen grup olarak ikiye ayrıldı. İki grubun da yanıt için tam 20 saniye beklemesi sağlandı. Ardından, hemen 30 dolar mı yoksa 4 hafta sonra 35 dolar mı almak istedikleri soruldu. Yapay zeka ile etkileşimde olanlar, gelecekteki ödülün bekleme süresini olduğundan daha uzak algıladıkları için daha çok anında nakit seçeneğine yöneldi.
Araştırmanın ilerleyen aşamalarında, yapay zekanın hızlı işlem yaptığı algısının, sabırsızlık üzerinde etkili olduğu doğrulandı. Bazı katılımcılara, yapay zekanın daha kaliteli öneriler sunmak için ekstra zaman harcadığı söylendiğinde, sabırsızlık etkisi tamamen ortadan kalktı. Yani, yapay zekayla olan etkileşimde bekleme süresi algısı, onun hızıyla doğrudan bağlantılıydı.
Çalışmada ayrıca, zaman gecikmesinin nasıl ifade edildiği de önemli bulundu. Gecikmeler tam tarih olarak belirtildiğinde (örneğin 17 Ekim), insanların zaman algısında sapma daha az yaşandı ve yapay zekanın sabırsızlık etkisi ortadan kalktı. Ancak gecikme sadece “bir ay” gibi belirsiz zaman dilimiyle anlatıldığında, yapay zekanın içsel saati hızlandırarak sabırsızlığa yol açtığı gözlemlendi. Bu, tüketici davranışlarında zamanın nasıl sunulduğunun büyük önem taşıdığını gösteriyor.
Ayrıca yapılan başka deneylerde, düzenli ödemeler içeren durumlarda yapay zekanın algıyı nasıl etkilediği incelendi. Gıda yardımı gibi olumlu deneyimler için katılımcılar daha uzun süreli fakat daha büyük ödemeleri tercih ederken; otomobil kredisi gibi negatif algılanan durumlarda, yapay zeka kullanıcıları daha kısa vadeli ve daha yüksek taksitli kredilere yöneltti. Bu sonuçlar, yapay zekanın sadece genel sabırsızlık yaratmakla kalmayıp, ödeme algısını da olumlu ya da olumsuz deneyimlere göre şekillendirdiğini ortaya koydu.
Gerçek dünya verileri de laboratuvar sonuçlarını destekliyor. 2022’nin üçüncü çeyreğindeki otomobil kredisi verileri analiz edildiğinde, yapay zeka algoritmaları kullanan platformlardan kredi alan tüketicilerin, genel sektörel ortalamaya kıyasla daha kısa vadeli krediler seçtiği görüldü. Araştırmacılar bu verilerin kesin nedenselliği kanıtlamasa da, deney sonuçlarıyla paralel olduğunu vurguluyorlar.
Bu çalışma, yapay zeka temelli otomatik müşteri hizmetlerinin hız ve kolaylık avantajlarının yanı sıra, tüketicilerin zaman algısını ve sabırsızlık düzeyini etkileyerek mali tercihlerini değiştirebileceğini gösteriyor. Gelecekte finansal kararların daha karmaşık boyutları bu kapsamda incelenerek, yapay zekanın psikolojik etkileri daha derinleşebilir. Şimdilik, otomasyonun getirdiği konforun bir de gizli bir bedeli olduğu ortaya çıktı: Gelecek, yapay zeka ile birlikte gözümüzde daha da uzaklaşıyor.
📎 Kaynak: psypost.org



