Yapay zekanın iş dünyasında karar alma süreçlerine giderek daha fazla entegre olması, sigorta sektöründe yeni bir dönemin başlamasına yol açıyor. Özellikle, otonom kararlar veren “ajanik yapay zekalar” nedeniyle oluşabilecek hataların sigortalanması konusunda firmalar arasında belirgin bir ayrışma yaşanıyor. Kimi sigorta şirketleri bu riskleri üstlenmeye hazırlanırken, kimileri ise temkinli davranmayı tercih ediyor.
Yeni nesil yapay zeka programları, veri merkezlerinde bağımsız olarak çalışıp şirketlerin gelirlerini artırmayı hedefleyen görevleri üstleniyor. Bu yapay zeka ajanları, insan denetimini azaltarak otomasyona dayalı iş modellerini hızlandırıyor. Ancak bu durum, sigorta şirketlerinin alışılmış yaklaşımlarını zorlayan bir gerçeklikle karşı karşıya kalmalarına neden oluyor. Armilla Sigorta’dan Phil Dawson, gelişmiş yapay zekaların esas amacının insan müdahalesini en aza indirgemek olduğunu belirtiyor.
Araştırmalar, bu tür yapay zekaların gerçekleştirebileceği hatalar arasında “gerçek olmayan ancak doğruymuş gibi sunulan bilgiler” yani yapay zeka “halüsinasyonları” da olduğunu ortaya koyuyor. İşte bu tür risklerin sigortalanması henüz standart bir uygulama haline gelmiş değil. Kısmen poliçe kapsamına giren ancak açıkça belirtilmeyen bu riskler, sektörde “sessiz teminat” olarak adlandırılıyor. Ancak sigorta uzmanları, bu durumun siber suçların erken dönemlerinde yaşanan soruna benzerlik taşıdığını ve yakında yapay zekanın sigorta poliçelerinde açıkça ele alınacağını öngörüyor.
Sigorta sektöründeki yeni yaklaşımlar, yapay zekanın işleyişinde yaşanabilecek aksaklıkları özel olarak dikkate almaya başladı. Bazı şirketler, yapay zekaya bağlı riskleri poliçelerinde açıkça hariç tutan maddeler ekleyerek bu alanı netleştirmeye çalışıyor. Örneğin, Jonathan Mitchell, yapay zeka kaynaklı hatalar için “mutlak yapay zeka hariç tutma” ifadelerinin standart poliçelere girmeye başladığını aktarıyor. Bu da sigorta sektöründe bu konunun öneminin giderek arttığını gösteriyor.
Profesyonel hizmetler için hazırlanan bazı poliçelerde ise yapay zekanın hata yapması ya da halüsinasyon üretmesi durumları doğrudan kapsam altına alınıyor. Bu, teknoloji kaynaklı maddi zararların güvence altına alınmasını sağlıyor. Örneğin, bir yapay zeka yanlış sipariş verirse ya da verilerdeki hatalı kararlar sonucu şirket zarar görürse, bu poliçeler talepleri karşılayabiliyor. Armilla Sigorta, bu tür modellerin zayıf noktalarını test ederek ve müşterilerin risk yönetimi sistemlerini uluslararası standartlara uygunluk açısından değerlendirerek teminat sunuyor. Fakat tıbbi tanı ya da ruh sağlığı alanlarındaki uygulamalara ilişkin riskleri sigortalamaktan kaçınıyor.
Global anlamda sigorta ve reasürans alanında lider konumda olan Munich Re gibi firmalar ise yapay zeka geliştiren ve kullanan şirketlere destek sağlıyor. Munich Re’nin yapay zeka sigortası başkanı Michael von Gablenz, yapay zeka modellerinin hata yapma riskinin teknik olarak tamamen ortadan kaldırılamayacağını vurguluyor. Von Gablenz, “Yapay zekalar, temelde istatistiksel modellerdir ve her istatistiksel modelde bir belirsizlik vardır,” diyerek bu alandaki riskin kaçınılmaz olduğunu ifade ediyor. Öte yandan, bu risk yapay zeka sigortası pazarını yeni fırsatlarla buluşturuyor.
Deloitte Finansal Hizmetler Merkezi’nin projeksiyonlarına göre, küresel yapay zeka sigorta primi pazarı 2032 yılına kadar 4,8 milyar dolara ulaşabilir. Bu da sigortacılık sektöründe yapay zekaya yönelik teminatların, siber güvenlik sigortalarını geride bırakacak kadar hızlı büyüyebileceğini işaret ediyor. İş dünyasında yapay zeka hatalarına karşı sigorta uygulamalarının gelişmesi, hem şirketlerin risk yönetimini iyileştirecek hem de teknoloji odaklı yeni iş modellerinin güvenle yaygınlaşmasını sağlayacak.
Gelecekte yapay zeka ile ilgili sigorta ürünlerinin çeşitlenmesi ve kapsamlarının genişlemesi bekleniyor. Sigorta şirketleri, yapay zekanın karmaşık ve hızla gelişen doğasına paralel olarak, risk değerlendirme yöntemlerini yenilemek zorunda kalacak. Bu durum, hem sigorta sektörü hem de yapay zeka uygulayan şirketler için bir adaptasyon süreci anlamına geliyor. Ancak bu yeni dönemin, yapay zeka tabanlı iş çözümlerinin yaygınlığını artırırken, olası finansal risklerin de etkin şekilde yönetilebileceğini gösterdiği söylenebilir.
📎 Kaynak: techxplore.com



