Dünya’ya yakın asteroitlerin yaklaşık yüzde 15’inin kendine küçük uydularının olduğu uzun süredir biliniyor. Ancak Maryland Üniversitesi öncülüğündeki astronomlar, bu ikili asteroit sistemlerinin düşündüğümüzden çok daha hareketli olduğunu ortaya koydu. NASA’nın DART uzay aracının 2022’de asteroit uydusu Dimorphos’a kasıtlı çarpışı öncesi çekilen görüntüler incelendiğinde, yanaşan küçük taş ve toz parçacıklarının yavaşça birbirinden diğerine geçtiğine dair ilk görsel kanıt elde edildi.
Araştırma ekibi, DART’ın çektiği görüntülerde, başlangıçta fark edilmeyen ancak detaylı analizle ortaya çıkarılan, fan şeklinde parlak izler keşfetti. Bu izler, asteroidler arasında gerçekleşen düşük hızdaki çarpışmalar sonucu gerçekleşen malzeme taşınmasına işaret ediyor. Baş yazar ve Maryland Üniversitesi’nde görevli Profesör Jessica Sunshine, bu kalıntıların “kozmik kar topu atışı” benzeri yumuşak süreçlerle oluştuğunu belirtiyor. Bu, bilinen asteroid oluşum modellerini zenginleştiren ilk doğrudan görsel kanıt olarak bilim dünyasında heyecan yarattı.
Araştırma ayrıca Yarkovsky-O’Keefe-Radzievskii-Paddak (YORP) etkisinin ilk görsel doğrulamasını sundu. Güneş ışığını emen küçük asteroidlerin giderek daha hızlı dönmesiyle, yüzeylerinden parçaların koparak bazen uydu oluşturduğu uzun zamandır teorideydi. Didymos ve onun küçük uydusu Dimorphos arasındaki malzeme alışverişi de YORP etkisine bağlanıyor. Sunshine, uzay aracının çektiği görüntülerdeki çizgilerin, Didymos’tan kopan bu ‘kozmik kar toplarının’ Dimorphos yüzeyinde bıraktığı izler olduğunu aktardı.
İzlerin tespiti aylarca titiz bir çalışmayı gerektirdi. UMD’den araştırmacılar Tony Farnham ve Juan Rizos, ışık ve gölge efektlerini görüntülerden çıkaran gelişmiş yöntemler geliştirdi. Böylece Dimorphos’un yüzeyinde daha önce görünmeyen bu ince izler gün yüzüne çıktı. Farnham, “İlk başta inanamadık, çünkü izler çok ince ve benzersizdi, ama modeller geliştirdikçe netleştiler” dedi. Araştırmacılar, bu izlerin gerçek olduğunu teyit etmek için Dimorphos çevresindeki ışık koşullarını da detaylıca inceledi.
Dimorphos’a ait 3 boyutlu modeller üzerinden yapılan hesaplamalar, Didymos’tan kopan parçacıkların saniyede yaklaşık 30 cm hızla hareket ettiğini gösterdi; bu hız insanın normal yürüme hızından bile daha yavaş. Bu da parçacıkların yüzeye çarptıklarında büyük çukurlar oluşturmak yerine genişçe yayılan, fan şeklinde izler bıraktığını açıkladı. İzlerin özellikle asteroidlerin ekvator bölgesinde yoğunlaşması, YORP etkisinin beklenen sonuçlarıyla paralel bulunuyor.
Teorilerin doğrulanması için Maryland Üniversitesi’nde yapılan laboratuvar deneylerinde, kum üzerinde farklı büyüklükte taşlar bırakılarak Dimorphos yüzeyindeki koşullar simüle edildi. Deney kameraları, taşıyıcı taşların üzerinden veya aralarından geçerek yayılan ince çizgiler oluşturduğunu ortaya koydu. Lawrence Livermore Ulusal Laboratuvarı’ndaki bilgisayar simülasyonları da toz kümelerinin asteroid yüzeyindeki bu “kozmik kar topu” etkisini destekledi.
Bu bulguların önemi büyük. Şimdiye kadar asteroidlerin yalnızca sert çarpmalarla değişim geçirdiği düşünülürken, araştırma onları zaman içinde yavaş ama sürekli malzeme alışverişi yapan dinamik yapılar olarak tanımlıyor. Bu durum, Dünya’ya potansiyel bir tehlike oluşturan asteroitlerin davranış modellerinin ve dolayısıyla savunma stratejilerimizin geliştirilmesine katkı sağlayacak.
Önümüzdeki Aralık ayında Didymos’a varması planlanan Avrupa Uzay Ajansı’nın Hera misyonu ise bu yapıların DART çarpışmasından sonra hayatta kalıp kalmadığını gözlemleyecek. Ayrıca yüzeyde DART’ın çarpmasıyla ortaya çıkan yeni izler araştırmacıların malzeme hareketlerini daha iyi anlamasına olanak tanıyacak.
Maryland Üniversitesi’nden Profesör Sunshine, “Bu tür yeni veriler, Dünya’ya yakın asteroidlerin evrimi hakkındaki anlayışımızı kökten değiştirebilir. İkili asteroid sistemlerinin, sandığımızdan çok daha canlı ve karmaşık olduğunu anladık. Bu da gezegen koruma tekniklerimizi geliştirmemize yardımcı olacak” sözleriyle araştırmanın önemini özetliyor.
Araştırmanın sonuçları The Planetary Science Journal’da yayımlandı ve ilerleyen yıllarda asteroidlerin yapısı ve hareketi üzerine gerçekleştirilecek çalışmalara yön verecek temel veri niteliği taşıyor. Dünya’ya yakın uzaydaki tehlikeli cisimlerin davranışlarını tahmin etmek, insanlığın gelecekteki uzay güvenliğinde önemli bir adım olacak.
📎 Kaynak: https://phys.org/news/2026-03-dart-images-reveal-asteroids-toss.html



