Psikoloji

Sanal Gerçeklikte Yön Bulma Testi Alzheimer’ı Erken Tespit Ediyor

Sanal gerçeklik ortamında yapılan yön bulma testleri, henüz hafıza problemleri yaşamayan yetişkinlerde bir yıl içinde ortaya çıkabilecek beyin hacmi kaybını öngörebiliyor. Japonya’daki bilim insanlarının geliştirdiği bu yöntem, Alzheimer hastalığının belirtilerini çok erken aşamada tespit etmek için önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Araştırmanın sonuçları, Alzheimer’s Research & Therapy dergisinde yayımlandı.

Alzheimer, kişi farkına varmadan yıllar boyunca beyin dokusunu yavaş yavaş yok eden bir hastalık. Bu süreçte ilk zarar gören alanlardan biri, kişinin bulunduğu ortamda konumunu algılamasını sağlayan beyin yapıları oluyor. Yön bulma yeteneği, nerede olduğumuzu ve nasıl hedefimize ulaşacağımızı anlamamıza yardımcı oluyor. Bu erken bozulmalar, araştırmacıların hastalığı teşhis etmek için yön bulma becerilerini değerlendirmesi fikrini geliştirmesine yol açtı.

Ekip, özellikle “yol bütünleştirme” olarak adlandırılan beceriyi test etti. Yol bütünleştirme, kişinin içsel sinyaller kullanarak konumu ve hareket yönünü takip etme yeteneği. Dış ortam işaretlerine değil, denge, vücut hareketleri ve görsel akış gibi iç duyulara dayanıyor. Örneğin karanlıkta yürürken sadece hislerinize dayanarak banyoya gitmeniz bu becerinin bir yansımasıdır.

Japonya’daki Fujita Sağlık Üniversitesi’nden Kazuya Kawabata ve Sayuri Shima liderliğindeki araştırma ekibi, yol bütünleştirme hatalarının bir yıl içinde beyin yapısında gözlemlenen değişimleri tahmin edip edemeyeceğini inceledi. Çalışmaya, bilişsel açıdan sağlıklı 71 yetişkin katıldı. Katılımcılar başlangıçta beyin taraması ve kan testleri yaptırdı, ardından sanal gerçeklik tabanlı yön bulma testi uygulandı.

Test sırasında katılımcılar, görsel işaretlerin olmadığı 20 metrekarelik dairesel sanal bir ortamda iki farklı noktaya yöneldiler. İkinci noktaya ulaştıklarında görsel işaretler kayboluyor ve kişiler sadece kendi içsel yön duygularına güvenerek başladıkları yere dönmeye çalışıyordu. Bu rota dönüşü esnasında yapılan iki hata ölçüldü: Durdukları noktanın gerçek başlangıç noktasından uzaklığı (yol bütünleştirme hatası) ve dönüş açısındaki sapma (açısal hata).

Araştırmacılar bu davranışsal verileri, katılımcıların bir yıl sonraki beyin görüntüleriyle karşılaştırdı. Beynin dış tabakası olan korteks kalınlığı ile farklı bölgelerin toplam hacminde azalma olup olmadığı incelendi; azalma beyin hücrelerinde küçülme veya ölümün işareti olarak değerlendirildi. Analizler, yol bütünleştirme hatalarının arttığı kişilerde parahipokampal girus ve posterior singulat korteks bölgelerinde daha hızlı doku kaybı tespit etti.

Bu beyin bölgeleri, Alzheimer ve diğer nörodejeneratif hastalıkların erken aşamalarında zarar gören kritik alanlar arasında yer alıyor. Parahipokampal girus yeni anıların kodlanmasında ve mekânsal işlemlemede rol oynarken, posterior singulat korteks hafıza ve duygusal düzenlemeyi yöneten bir merkez olarak işlev görüyor. Bu alanlardaki doku kaybı, bilişsel gerilemenin fiziksel göstergeleri arasında sayılıyor.

Açısal hatalar da benzer şekilde beyin hacmi kaybıyla ilişkili bulundu. İlginç biçimde, bu hatalar katılımcıların yaşından bağımsız olarak gerçekleşti; bu da açısal yönelim sorunlarının yaşlanmanın doğal bir sonucu olmaktan çok hastalıkla bağlantılı olduğunu gösteriyor. Kan testlerinde ölçülen Alzheimer proteinleri tau ve glial fibriller asidik protein seviyeleri yol bütünleştirme ve açısal hatalarla yakından ilişkili çıktı. Bu da yön bulma hatalarının biyolojik açıdan hastalıkla bağlantılı olduğunu doğruluyor.

Dr. Kawabata, “Sanal gerçeklik temelli yol bütünleştirme testi hem kan biyobelirteçlerini hem de beyin yapısal değişikliklerini erken safhalarda yakalıyor” diyerek bu yöntemin klinik öncesi tanı için umut vadeddiğini belirtti. Bunun sayesinde hastalık ortaya çıkmadan önce müdahale şansı doğabilir, ilerlemenin yavaşlatılması mümkün olabilir.

Araştırmacılar çalışmanın bazı sınırlamalarına da dikkat çekti. Sanal gerçeklikte fiziksel yürüme yerine dönebilme hareketi kullanıldığı için gerçek dünyadaki hareketin tüm duyusal unsurları tam yansıtılamıyor. Ayrıca beyin kalınlığı ölçümünde kullanılan otomatik yazılımda küçük hata payları olabilir. Katılımcıların sadece Japon yetişkinlerden oluşması, sonuçların evrensel geçerliliğini sınırlayabilir; çünkü yön bulma stratejileri kültürel ve eğitim farklılıklarına bağlı olarak değişebiliyor.

Gelecekte yapılacak araştırmaların, daha geniş ve çeşitli katılımcı gruplarını içermesi, gelişmiş beyin görüntüleme teknikleriyle erken beyin küçülmesi işaretlerinin detaylı incelenmesi ve uzun süreli takiplerle bilişsel sağlık değişimlerinin izlenmesi planlanıyor. Bu sayede, sanal gerçeklik yön bulma testlerinin Alzheimer riskini belirlemede standart bir yöntem haline gelmesi hedefleniyor.

Yapılan bu çalışma, basit ve non-invaziv bir davranış testi ile hastalıkla ilişkili biyolojik ve yapısal değişiklikler arasında net bir bağ kurarak nörodejeneratif hastalıkların erken teşhisi için büyük bir adım attı. İlerleyen yıllarda rutin sağlık kontrollerinde yön bulma testlerinin kullanılması, ağır hafıza kayıplarının önüne geçilmesinde kritik bir rol oynayabilir.


📎 Kaynak: psypost.org

Aylin

358 makale yayınladı.

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler