Psikoloji

Risperidon Kullanan Demans Hastalarında İnme Riski Artıyor

İngiltere’de yapılan kapsamlı bir araştırma, demans hastalarında risperidon adlı antipsikotik ilacın inme riskini önemli ölçüde artırdığını ortaya koydu. 165.000’den fazla hastanın verileri üzerinden yürütülen çalışma, farklı hasta grupları arasında “güvenli” bir kullanım alanı olmadığını gösterdi. Bu bulgu, risperidonun demans tedavisinde kullanımıyla ilgili kritik soruları gündeme taşıyor.

Risperidon, özellikle ciddi huzursuzluk ve agresif davranışlar sergileyen demanslı hastalarda kullanılan güçlü bir ilaç. Genellikle bakım evlerinde, ilaç dışı yöntemlerin yetersiz kaldığı durumlarda tercih ediliyor. Ancak yeni veriler, hastanın kalp veya önceki inme geçmişi olup olmadığına bakılmaksızın risperidon kullanan tüm demans hastalarında inme riskinin arttığını ortaya koydu. Bu durum, ilacın reçete edilme ve takip süreçlerinin yeniden değerlendirilmesini zorunlu hale getiriyor.

Araştırmayı yürüten ekibin liderlerinden Dr. Byron Creese, riskin hasta grupları arasında eşit şekilde dağıldığını belirtti. Daha önce risperidonun inme riskini artırdığı bilinse de, hangi hastaların bu risk altına daha fazla girdiği konusunda net bir bilgi yoktu. Çalışmanın sonucu, hiçbir alt grubun ilacı “güvenle” kullanamayacağını gösteriyor. Bu da doktorların, risk değerlendirmesini hastanın özelliklerine göre yapmak zorunda olduğu anlamına geliyor.

Demans hastalarının yaklaşık yarısı, hastalığın ilerleyen evrelerinde huzursuzluk ve agresif davranış sorunları yaşıyor. Bu davranışlar hem hastaları hem de bakım verenleri ciddi ölçüde zorlayabiliyor. Psikolojik ve davranışsal müdahaleler yetersiz kaldığında risperidon, son çare olarak kullanılıyor. Ancak ilacın inme gibi ciddi yan etkileri, tedavi kararlarını oldukça karmaşık hale getiriyor.

Risperidon, İngiltere’de demans hastalarına reçete edilen tek lisanslı antipsikotik ilaç olma özelliğini taşıyor. Fakat ilacın damar tıkanıklığına bağlı inme riskini artırdığı gerçeği, sağlık otoritelerini farklı yönergeler oluşturmak konusunda harekete geçmeye zorluyor. Şu anda, hastaların bu riskler açısından takibine dair özel ve standart bir uygulama bulunmuyor. İngiliz Sağlık Hizmetleri NHS, risperidon kullanımını maksimum altı hafta ile sınırlandırsa da, bazı hastaların uzun süre ilacı kullanmaya devam ettiği belirtiliyor.

Araştırmada, 2004 ile 2023 yılları arasında toplanan anonimleştirilmiş sağlık kayıtları detaylı bir şekilde incelendi. Risperidon kullanan ve kullanmayan demans hastaları karşılaştırıldı. Önceden inme geçirmiş hastalarda ilacı kullananlarda yıllık inme oranı yüzde 22,2 iken, risperidon kullanmayanlarda bu oran yüzde 17,7 olarak belirlendi. Önceden inme geçirmemiş hastalarda ise risk daha düşük fakat yine anlamlı düzeydeydi. Bu grupta risperidon kullananlarda yüzde 2,9, kullanmayanlarda ise yüzde 2,2 oranında inme görüldü. İlginç olan bir başka bulgu da, ilacı daha kısa süre (yaklaşık 12 hafta) kullanan hastaların bile inme riskinin yükselmiş olmasıydı.

Bu veriler, risperidonun demans hastalarındaki risk profilini anlamada önemli bir ışık tutuyor. İlaç sınırlamalarının ve takibinin, hastaların bireysel durumlarına uygun şekilde güncellenmesi gerektiğine işaret ediyor. Dr. Creese, elde edilen bilgilerin, hem doktorların hem de hastaların bilinçli kararlar vermesine katkı sağlayacağını ve kişiye özel tedavi yaklaşımlarının geliştirilmesinde yol gösterici olacağını belirtiyor.

Risperidonun güvenliği ve etkinliğiyle ilgili bu yeni bulgular, demans tedavisinde kullanılan ilaç politikalarının gözden geçirilmesini gerektiriyor. Özellikle yaşlı ve hassas hasta gruplarında ilaç kullanımının sıkı denetime alınması kritik önem taşıyor. Gelecekte, daha güvenli alternatif ilaçların geliştirilmesi ve ilaca bağlı risklerin minimize edilmesi yönünde atılacak adımlar, hastaların yaşam kalitesini artırabilir ve komplikasyonları azaltabilir.


📎 Kaynak: sciencedaily.com

Aylin

10 makale yayınladı.

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments