Diğer

Popülist Söylemin Yükselişi Girişimcileri Kayıt Dışı İş Kurmaya mı Teşvik Ediyor?

Siyasette popülist söylemin artması, girişimcilerin işlerini kayıt altına alma oranını düşürüyor. North Carolina State Üniversitesi’nden psikoloji uzmanı Tim Michaelis’in liderliğindeki yeni bir araştırma, “halkın iradesi”ni vurgulayan ve “yolsuz elitlere karşı mücadeleyi” öne çıkaran bu tür siyasi dilin, devlet kurumlarına olan güveni sarsarak kurumlar karşısında belirsizliği artırdığını ortaya koyuyor. Bu durum ise girişimcilerin resmi kayıt işlemlerinden kaçınıp, işlerini kayıt dışı yürütme eğilimini güçlendiriyor.

Michaelis bu fenomeni daha geniş bir perspektifle incelediklerini söylüyor: Dünya genelinde hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde popülist söylemin kayıt dışı girişimciliğe etkisi ne düzeyde? Ayrıca kültürel normlar bu eğilimde ne kadar etkili? Bu sorulara cevap ararken “kültürel sıkılık” (cultural tightness) kavramını da çalışma kapsamına aldılar. Kültürel sıkılık, bir toplumun sosyal normlardan sapmaya karşı gösterdiği katılık veya hoşgörüyü ifade ediyor. Katı kültürlerde sosyal kurallara uyulmaması cezalandırılırken, daha gevşek kültürler davranış çeşitliliğine izin veriyor.

Araştırmanın sıradanıysa şu: Popülist liderlerin yönettiği ülkelerde, hem siyasal söylemler hem de kültürel sıkılık birlikte değerlendirilince, girişimcilerin resmi kurumlardan uzaklaşıp işlerini kayıtsız sürdürebilecekleri ortam biraz daha belirginleşiyor. Popülist söylem hükümet ve diğer resmi aktörleri hedef alarak güveni zedeliyor ve ekonomide belirsizliği artırıyor. Bu belirsizlik ortamında girişimciler, yasal prosedürlerden kaçınıp daha esnek ancak riskli bir yol tercih ediyor.

Çalışma, 13 farklı ülkeden 10.474 girişimi analiz etti. Latin Amerika, Avrupa ve Orta Asya ile Güney ve Doğu Asya’dan gelen veriler, düşük, orta ve yüksek gelirli ekonomileri içeriyordu. Popülist söylem seviyesi, Global Populism Database’den alınırken; Business Enterprise Survey ve daha önceki kültürel sıkılık araştırmaları da veriye dahil edildi. Sonuçlar istatistiksel modellerle değerlendirildiğinde, her gelir seviyesindeki ekonomide popülist söylemin kayıt dışı iş kurma ihtimalini ciddi oranda artırdığı ortaya çıktı. Michaelis, popülist söylemin 0-2 arasında ölçüldüğünü, bu değerdeki sadece bir birimlik artışın kayıt dışı iş sayısını yüzde 76 civarında yükselttiğini belirtiyor. Örneğin, popülist söylemin yükseldiği bir ortamda, yeni kurulan işletmelerin yüzde 5’ten yüzde 8,6’ya varan bölümü resmi kayıttan kaçınıyor.

Dahası, kültürel sıkılık bu etkiyi tetikliyor. Yüksek kültürel sıkılığa sahip toplumlarda, kayıt dışı iş oranı yüzde 11,5’e kadar çıkıyor. Yani katı sosyal normları olan toplumlarda bile, popülist söylem nedeniyle girişimcilerin devleti dolandırmak gibi algılanan resmi prosedürlerden uzak durmaları artıyor. Bu fark sadece oransal değil; ülkeler bazında düşünürsek milyonlarca yeni işletme açıldığı için toplu ekonomiler üzerinde büyük bir etkisi oluyor.

Michaelis, bu eğilimin arkasında yatan temel sebeplerden birinin “belirsizlik” olduğunu vurguluyor. Kendi işini kurmak isteyenler, istikrar ve güvenilirlik arıyor. Ancak siyasi söylemler hükümetin ve finansal kurumların güvenilirliğini sorgulatınca, girişimciler kısa vadede daha esnek olabilmek için kayıt dışı yollara başvuruyor. İlginç bir diğer nokta ise siyasi ideolojinin bu konuda önemli rolü. Çalışma, soldan gelen popülist söylemin sağdan gelenlere kıyasla bu eğilimi daha fazla tetiklediğini gösteriyor. Soldaki söylemler genellikle “elitler” ve kurumları hedef alırken, sağdaki söylemler daha çok azınlıkları ve göçmenleri öne çıkarıyor.

Bir girişimcinin perspektifinden baktığımızda, resmen kayıt yaptırmamak, kısa vadede esneklik sağlıyor, bürokratik yükleri azaltıyor. Ancak bu durum uzun vadede işin büyümesini ve uluslararası arenaya açılmasını zorlaştırıyor. Öte yandan hükümetler için bu eğilim önemli sorunları beraberinde getiriyor. Kayıt dışı işletmeler üzerinden vergi toplayamamak devleti gelir kaybına uğratırken, iş güvenliği, çevre standartları ve gıda güvenliği gibi düzenlemelerin uygulanmasını da engelliyor. Dolayısıyla popülist söylemin yaygın olduğu ülkelerde hem ekonomik hem de sosyal denetim zayıflıyor.

Sonuç olarak, bu çalışma siyasi laflar ile iş dünyasındaki gerçeklerin nasıl iç içe geçtiğini gözler önüne seriyor. Artan siyasi kutuplaşma ve popülizm dalgası sadece siyasetin değil, ekonominin ve kültürün de dinamiklerini derinden etkiliyor. Girişimciler, bu karmaşık ortamda “görünmez kalmayı” stratejik bir hamle olarak tercih edebiliyor. Devletler ise bu zorluklarla daha etkili mücadele yolları geliştirmeye çalışmalı.

Popülist söylem, kültürel normlar ve iş dünyasının kesişim noktasında yaşanan bu çarpıcı gelişme, ekonomik büyüme ve toplumsal refah için üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir alan olmaya devam edecek.


📎 Kaynak: https://phys.org/news/2026-03-populist-rhetoric-high-entrepreneurs-dodge.html

Ihtiyar

258 makale yayınladı.

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments