NASA Artemis Ay Programında Önemli Değişiklik: Mobil Fırlatıcı 2 ve Üst Aşama Kullanılmayacak
NASA, Artemis Ay programında yaptığı büyük değişikliklerle dikkat çekiyor. Kurum, son iki yıldır Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’nde inşa edilen Mobil Fırlatıcı 2’nin (ML2) ve yeni Üst Aşama Sistemi’nin (Exploration Upper Stage) artık kullanılmayacağını açıkladı. NASA’nın yayınladığı güncelleme, bu kritik bileşenlerin geliştirilmesinde yaşanan gecikmeler nedeniyle programın planlanandan farklı ilerleyeceğini ortaya koyuyor. Böylece, Artemis projelerinde mevcut kullanılan Mobil Fırlatıcı 1 (ML1) ve ara üst aşama sistemi (Interim Cryogenic Propulsion Stage – ICPS) önümüzdeki görevlerde tercih edilecek.
Başlangıçta Artemis IV ve V görevlerinde kullanılmak üzere tasarlanan daha yüksek yapılı Üst Aşama Sistemi, Ay’a binlerce kilogram daha fazla yük taşıyabilme kapasitesiyle büyük umut vaat ediyordu. Bu tasarım değişikliğiyle birlikte ML2’nin inşasına başlanmış, Bechtel National Inc. firması tarafından yönetilen proje geçtiğimiz yaz son modülünü kuleye ekleyerek yapıyı 115 metreye (377 feet) çıkarmıştı. Ancak, projenin maliyeti astronomik boyutlara ulaşmış ve teslim tarihi 2026 sonuna ertelenmişti. Başlangıçta 383 milyon dolar bütçelenen ML2 projesi, 1 milyar doları aşan maliyetiyle NASA’nın bütçe ve program yönetimi açısından önemli bir sıkıntı kaynağı oldu.
NASA’nın Artemis programına dair maliyetlerin hızla yükselmesi, Uzay Bakanlığı Denetleme Ofisi’nin (Office of Inspector General – OIG) 2024 raporunda da açıkça gözler önüne serildi. Raporda, 2012’de başlatılan programın üçüncü görevine kadar toplamda 93 milyar doları aşan harcamaların, son dönemlerde 100 milyar doları geçtiği belirtiliyor. Bu maliyetler, programın kapsamı genişledikçe, teknoloji geliştirme sürecinde yaşanan gecikmeler ve yapı projelerindeki aksamalarla birlikte artmaya devam ediyor.
NASA Yönetim Kurulu Üyesi Jared Isaacman, Artemis programının mevcut SLS (Space Launch System) roket modelleri ve fırlatma altyapısına eleştirel yaklaşıyor. Isaacman’a göre, Block 1’den Block 1B ve daha sonra planlanan Block 2’ye geçiş süreci, sık sık tasarım değişikliklerine ve bu nedenle ertelenen lansman tarihlerine yol açıyor. Isaacman bu durumu, “Her değişiklikte aynı hatalar tekrarlanacak” sözleriyle özetliyor. Bu nedenle NASA, mümkün olan üst aşama standardizasyonunu sağlamak ve üretimi hızlandırmak amacıyla mevcut mevcut fırlatıcı sistemleri sabitlemeye karar verdi.
NASA, yeni güncellenen program planlamasında, ML2 ve yeni Üst Aşama sistemini kullanmak yerine, mevcut ML1 ve ICPS ile Artemis II ve III görevlerine odaklanacak. Ancak, Artemis IV ve V görevlerinde kullanılmak üzere ICPS’nin yerini alacak alternatif ikinci aşama seçenekleri üzerinde çalışmalar devam ediyor. Dolayısıyla ML2 projesinin kaderi henüz kesinlik kazanmış değil; NASA’nın ilgili yetkilileri, ML2’nin yüzde 90 tamamlandığını ve ihtiyaç duyulduğu takdirde farklı konfigürasyonlarla kullanılabileceğini belirtti.
Artemis II görevinin, 2025 Nisan ayında gerçekleşmesi hedeflenirken; Artemis III ise alçak Dünya yörüngesinde gerçekleştirilecek ve 2027 ortalarında planlanıyor. Ay yüzeyine iniş yapılması hedeflenen Artemis IV ve V ise 2028 yılına ertelenmiş bulunuyor. Bu tarihler, programda yaşanan gecikmeler ve revizyonlar dikkate alındığında yeni rekorlar koyabilir; ancak NASA en azından 10 ayda bir SLS fırlatışlarının yapılabilmesini amaçlıyor.
Programdaki bu büyük değişiklikler, başta Lockheed Martin ve Boeing olmak üzere birçok yüklenici firmanın yeniden odaklanmasını gerektiriyor. Isaacman, standart bir roket konfigürasyonu oluşturmanın, üretim ve fırlatma hızını artırmak için kritik olduğunun altını çiziyor. “Roketler birer sanat eseri gibi olursa, üretimi hızlandıramaz ve lansmanları yoğunlaştırmak mümkün olmaz” diyor.
Özetle, NASA Artemis Ay programında hem teknolojik hem de lojistik açıdan önemli bir yeniden yapılanma içerisine girmiş durumda. Artan maliyetler, gecikmeler ve yeni stratejilerle yüzleşen kurum, özellikle uzay sahnesinin rekabetçi hale geldiği bu dönemde daha esnek ve verimli bir yaklaşımla misyonlarını sürdürmeyi hedefliyor. ML2’nin akıbeti ve üst aşama sistemleriyle ilgili nihai kararlar ise sonraki yıllarda netleşecek ve programın geleceğini şekillendirecek.
Kaynak: https://phys.org/news/2026-03-nasa-mobile-launcher-artemis.html