Etiyopya’nın hızla büyüyen Mekelle şehrinde yaşayan sırtlanlar, beklenmedik bir şekilde çevre için büyük bir katkı sağlıyor. Yeni yapılan bir araştırmaya göre bu kentsel leşçiller, şehirde her yıl ortaya çıkan 1000 tondan fazla karbon salımını engellerken, aynı zamanda çöp toplama masraflarını da büyük oranda düşürüyor. Mekelle’nin çevresel temizliği ve sağlık standartlarının iyileşmesinde bu hayvanların rolü, ekosistemin dengesini yeniden düşünmemiz gerektiğini gösteriyor.
Daha önce pek çok kişinin sadece vahşi doğadaki avcılar olarak bildiği benekli sırtlanlar, Afrika’nın bazı şehirlerindeki organik atıkları tüketerek günümüzde önemli bir “eko-savaşçı” konumuna yükselmiş durumda. Mekelle’de yılda evlerde kesilen bir milyondan fazla tavuk, keçi ve koyunun tüketilmeyen organik atıkları bırakılıyor ve büyük kısmı açık alanlarda kontrolsüz bir şekilde depo ediliyor. Araştırmayı yöneten Sheffield Üniversitesi’nden Dr. Gidey Yirga, şehirde yaşayan sırtlanlar, Afrika kurtları ve akbaba gibi leşçililerin, bu atıkları yer altına gömmek yerine yüksek oranda tüketerek kent ekosisteminin temizliğine ciddi katkı yaptığını belirtiyor.
Araştırma, Mekelle’deki evlerin atık bertaraf alışkanlıklarını anlamak için 400’den fazla haneyle yapılan görüşmeler ve verilerin şehir genelinde analiz edilmesi ile gerçekleştirildi. Sonuçlar, şehirde yılda toplamda 1.240,6 tonluk et kütlesinin atık haline geldiğini ve bunun yaklaşık 31 bin canlı koyunun ağırlığına eşdeğer olduğunu ortaya koydu. Atıklar genellikle yollar kenarına veya açık alanlara bırakılırken, leşçiller bu organik malzemeleri tüketerek hem hastalık riskini hem de doğal olarak oluşan sera gazı emisyonlarını azaltıyor.
Bilim insanları, Mekelle’de sırtlanlar ve diğer leşçilerin bu atıkları tüketmesi sayesinde yılda 1000 tonun üzerinde karbon salımının engellendiğini ve şehir yönetimine yakın 100 bin doların üzerinde katkı sağlandığını vurguluyor. Dr. Yirga, “Şehirlerin atık yönetimi ve iklim hedefleri ile mücadele ettiği bir dönemde, bu hayvanların doğal olarak ekosistem hizmetleri sağladığını görmek heyecan verici” diyor. Ayrıca, yerel halkın bu canlılarla yaşamaktan memnuniyet duyduğu ve onlarla barış içinde bir arada bulunmanın mümkün olduğu belirtiliyor.
Araştırmanın bulguları, benzer sorunlarla karşı karşıya olan diğer Afrika kentleri ve hatta küresel çapta hızlı nüfus artışı yaşayan bölgeler için yeni yaklaşımlar öneriyor. Organik atıkların doğrudan doğaya bırakılması yerine, doğal leşçilere destek verilmesi, hem ekosistemi koruyor hem de ekonomik yükü azaltıyor. Bu biyolojik atık yönetimi modeli, kentleşmenin getirdiği çevresel sorunlarla mücadelede doğaya uyumlu çözümler geliştirmeyi sağlıyor.
Şimdi araştırma ekibi, bu kentsel leşçilerin şehir yaşamının fiziksel ve genetik olarak nasıl etkilediğini anlamak için çalışmalarını derinleştiriyor. Gelecek dönemlerde, vahşi doğadaki akrabalarıyla kıyaslanacak olan bu şehir yaşantısı, hayvanların adaptasyon süreçleri hakkında yeni bilgiler sunabilir. Mekelle’deki sırtlanların hikayesi, doğa-insan uyumunun şehirlerde de mümkün olduğunu ve ekolojik çözümlerin beklenmeyen kaynaklardan gelebileceğini bir kez daha hatırlatıyor.
📎 Kaynak: phys.org



