Lisans Eğitimi Olmadan Mucizevi Başarı: Radyo Tamircisinden Elektromanyetik Uyumluluk Uzmanına David A. Weston’ın İlham Verici Hikayesi

David A. Weston’ın kariyer hedefleri, ailesi ve öğretmenleri tarafından başlangıçta pek önemsenmemişti. Londra’da büyüyen Weston, ilkokulu bitiren öğrenciler için yapılan ulusal değerlendirme sınavında düşük puan aldı. Bu sonuç, onun önünü genellikle işçi ya da meslek okulu öğrencisi olarak devam etmek şeklinde çiziyordu. Ancak Westona göre bu kader değildi. Küçük yaşlardan itibaren elektronik cihazlara, özellikle radyo ve televizyonlara büyük ilgi duymuştu. Daha 15 yaşındayken kendi kendine AM radyo yapabilmişti. Ancak başarısını çevresindekiler pek tanımıyor, onun seçtiği yolu takip etmesini pek olası görmüyordu.

Weston’un gerçek hedefi, radyo ve televizyon tamiratı alanında çalışmaktı. İlk olarak tamirci olmak isteyen genç, düşük ağırlığına rağmen bir inşaat şantiyesinde, ağır yükleri taşıyarak işe başladı. Bu deneyim, onun kesin olarak fiziksel işlerde çalışamayacağını anlamasını sağladı. Ardından radyo ve televizyon alanında resmi bir sertifika aldı ve bu, sahip olduğu tek akademik derecesi oldu. Ancak akademik unvanlarının azlığı kariyerinde bir engel oluşturmadı. Elektromanyetik girişim (EMI) ve elektromanyetik uyumluluk (EMC) alanlarında uzmanlaşarak kendi alanında isim yaptı. EMI, elektronik cihazların istenmeyen enerji yayması ve bu sebeple cihazlarda oluşan girişim anlamına gelirken, EMC, farklı elektronik cihazların aynı elektromanyetik ortamda birbirlerine zarar vermeden çalışabilme kapasitesini ifade eder.

Weston’un hayatındaki dönüm noktalarından biri, 1960 yılında Londra’daki Croydon Teknik Koleji’nde radyo ve elektronik programına kaydolmasıydı. Beş yıl boyunca haftada bir gün okulda ders aldı ve kalan zamanını hem çalışarak hem de kendi kendini eğiterek geçirdi. Ailesi ve öğretmenlerinin ilgi göstermediği yetenekleri, işverenler tarafından fark edildi. İlk işi küçük bir tamir atölyesinde televizyon tamirciliği oldu. Ardından teyp tamirciliğine geçti ve boş zamanlarında transistörler ve yarı iletkenler üzerine araştırmalar yaptı. Tüm bunları kendi kendine okuyarak ve sahada çalışarak öğrendiğini belirtiyor.

Bir süre sonra, İngiltere Havacılık Bakanlığı’nın mekanik sınav laboratuvarında çalışmaya başladı. Burada hassas ölçüm cihazlarının kalibrasyonunu yaptı. 1978’de ABD’ye Long Island’a taşındığında ise hayatında önemli bir projeye imza attı. Helium kaçaklarını ultrasonik sensörlerle tespit etmek için cihaz tasarladı. Bu cihaz, halka şeklindeki yaklaşık 3.800 metrelik alanda etkin oldu ve havadaki helyum oranı artarsa alarm vererek, yer altındaki çalışanların oksijen maskelerini takıp bölgeden hızlıca çıkmasını sağladı. Ne yazık ki, raporu üzerine yaptığı bu çalışma, ABD’de çalışma izni sorunları nedeniyle devam edemedi. Üstelik raporunu hazırladığı cihazın fikri, raporu kendisine aitmiş gibi gösteren eski patronu tarafından sahiplendi ve cihaz hiç yapılmadı.

Weston kariyerine Kanada’da devam etti. Montreal’daki havacılık telekomünikasyon şirketi CAL Corp.’da 14 yıl boyunca EMI problemleri üzerine çalıştı. Burada, uyduya monte edilen özel uzay kameralarının elektromanyetik girişim sorunlarını çözdü. 1992’de müşterilerle doğrudan çalıştığını fark edince, kendi danışmanlık şirketi EMC Consulting’i kurdu. İşine olan talep hiç azalmadı ve sonrasında da iş aramak zorunda kalmadı. 2022 yılında emekliye ayrılan Weston, yıllar boyunca dünyanın dört bir yanındaki müşterilerine elektromanyetik uyumluluk çözümleri sunmaya devam etti.

Weston mühendislik alanındaki öğrenimini farklı bir bakış açısıyla genişletmek için 1976 yılında IEEE’ye (Elektrik ve Elektronik Mühendisleri Enstitüsü) üye oldu. IEEE’nin yayınları ve konferansları sayesinde bilgi seviyesini artırdı. Üyesi olduğu IEEE Elektromanyetik Uyumluluk Topluluğu tarafından yayınlanan makalelerden ve sempozyumlardan edindiği bilgiler kariyerinde önemli bir yere sahip oldu. Kendi adıyla yayınlanan makalelerinin yanı sıra, “Electromagnetic Compatibility: Methods, Analysis, Circuits, and Measurement” adlı kitabı da birçok IEEE makalesine atıfta bulunuyor. Weston mühendisliği sadece teknik değil, yaratıcı ve insanı motive eden bir alan olarak görüyor. Ona göre yeni bir fikir veya tasarımın kabul edilmesi, hem tatmin edici hem de heyecan verici.

Weston kariyer yolculuğunda genç mühendis adaylarına da önemli tavsiyelerde bulunuyor. En önemlisi, ilgi duyulan alanda ilerlemek gerektiğini söylüyor. Farklı ülkelerde çalışma fırsatlarından çekinmemek gerektiğini, bunun zenginleştirici bir deneyim olduğunu belirtiyor. Ölçümlere ve analiz sonuçlarına şüpheci yaklaşmanın gerekliliğini, doğru olmadığını düşündüğü bir sonucun mutlaka tekrar incelenmesi gerektiğini vurguluyor. Basit soruları sormaktan çekinmemek gerektiğini, çünkü öğrenmenin bu şekilde mümkün olduğunu ifade ediyor. Son olarak, açık fikirli olmak ve yeni şeylere her zaman hazır bulunmak gerektiğini söylüyor.

David A. Weston’un hikayesi, düşük notlarla başlasa bile azimle ve tutku ile çalışmanın, hayallerin peşinden gitmenin başarıya ulaşmada anahtar olduğunu gösteriyor. Onun hayatı mühendisliğin sadece teknik bir meslek olmadığını, aynı zamanda yaratıcı ve insani bir yolculuk olduğunu kanıtlıyor. Özellikle mühendislik alanında daha fazla kadının yer alması için ilham vermeye devam eden Weston, gençleri bu alana cesaretle girmeye davet ediyor.

Kaynak: https://spectrum.ieee.org/from-tv-repairman-to-electromagnetic-compatibility-expert

İlginizi çekebilir