Kuzey Ormanlarındaki Yangınlar İklim Krizini Beklenenden Daha Fazla Etkiliyor

A controlled burn executed by the group Life2Taiga in 2024 in a boreal forest in Småland, Sweden. Credit: Johan Eckdahl/UC Berkeley

Alaska, Kanada, İskandinavya ve Rusya’nın geniş boreal ormanlarında yaşanan orman yangınlarının iklim üzerinde bilim insanlarının düşündüğünden çok daha büyük etkileri olabileceği ortaya çıktı. Kaliforniya Üniversitesi Berkeley kampüsünden araştırmacıların öncülüğünde yapılan yeni bir çalışma, bu soğuk ve kuzey bölgelerdeki yangınların mevcut tahminlerin çok üzerinde miktarda karbon salabileceğini gösteriyor.

Bunun temel sebebi, bu yangınların yalnızca ağaçları yakmaması. Boreal ormanların birçok yerinde alevler, orman tabanındaki karbon bakımından zengin kalın bataklık (turba) toprak katmanlarına kadar inebiliyor. Turba, kısmen ayrışmış bitki materyallerinin yüzlerce hatta binlerce yıl boyunca birikmesiyle oluşan organik bir toprak türü. Soğuk ve nemli koşullar, bu organik maddenin çürümesini yavaşlattığı için bu bölgelerde yer altı karbon depolanması oldukça yüksek seviyede oluyor.

Ancak mevcut yangın karbon emisyonu modelleri bu yer altındaki yanmayı tam olarak hesaba katmıyor. Genellikle uydu gözlemlerine dayalı çalışan bu modeller, çoğunlukla daha düşük enlemlerde gerçekleşen yangınlara uygun şekilde tasarlanmış. Bu nedenle, turba ve organik toprakların derinliklerinde yavaşça korlaşan ve geniş alanlara yayılabilen düşük yoğunluklu yangınlar uydu tarafından kolayca fark edilmiyor. UC Berkeley’den araştırmanın baş yazarı Johan Eckdahl, “İklim açısından en çok önem taşıyan yangınlar uzaydan dramatik görünmeyebilir. Turbalıklar ve organik topraklar haftalarca, hatta yıllarca sönmeden yanabilir ve büyük miktarda eski karbon atmosfere salınabilir” ifadelerini kullandı.

Çalışmada, 2018 yılında İsveç’te meydana gelmiş 324 orman yangını detaylı şekilde incelendi. Araştırmacılar, ulusal orman kayıtları ile saha ölçümlerini bir araya getirerek her yangının saldığı karbon miktarını yeniden hesapladı. Elde edilen verilerle oluşturulan detaylı emisyon haritası, yerel iklim, bitki örtüsü ve toprak özelliklerinin ormanların karbon depolama ve yangın sırasında karbon salma miktarını büyük ölçüde etkilediğini gösteriyor.

Araştırmacılar, kendi hesaplamaları ile altı yaygın küresel yangın emisyon modeli arasında karşılaştırma yapınca büyük farklar tespit etti. Bazı bölgelerde modeller karbon emisyonunu fazla tahmin ederken, özellikle toprak katmanlarına derinlemesine inen yangınların yaşandığı yerlerde emisyonlar ciddi oranda düşük hesaplanmış. Örneğin, Gävleborg bölgesinde yoğun, kurak orman yangınları uyduya açık şekilde yansırken modeller karbon emisyonunu yüksek göstermiş. Ancak bitişikteki Dalarna bölgesinde, daha düşük yoğunluklu ve organik topraklarda sessizce yanan yangınlar uydudan fark edilmemiş ve modeller karbon salımını 14 kata kadar az tahmin etmiş.

Eckdahl, “İsveç oldukça büyük bir ülke, ama Sibirya ve Kanada’ya kıyasla küçük. Bu nedenle bu bölgelerdeki son yıllardaki aşırı yangın sezonlarının etkisini ciddi şekilde az tahmin ediyor olabiliriz” dedi. Yangın bölgelerindeki toprak karbon kaybını daha iyi anlamak için ekip, 2018 yangınlarından etkilenen 50 farklı noktadan ölçümler yaparak organik toprak katmanlarının kalınlığı ve karbon içeriği incelendi. Yakılan bölgedeki toprak örnekleri, yakılmamış ormanlardan alınan örneklerle karşılaştırılarak salınan karbon miktarı hesaplandı.

Fakat bu tür saha çalışmaları kolay değil. Eckdahl, “Aslında yere girip toprak örneği almak basit ama noktalara ulaşmak zor. İsveç orman yolları iyi ama Sibirya gibi bölgelerde buralara erişim ciddi zorluklar yüzünden ölçümler az” dedi. Araştırmacı şimdi, benzer yöntemleri Amerika Birleşik Devletleri’nin batısında uygulamak için Batı ABD ormanlarındaki yangınlarla ilgili çalışmalar yapıyor. Amerikan batısındaki ormanlar genellikle kalın turba toprakları içermese de, bölgesel iklim, bitki örtüsü ve toprak koşullarının yangın emisyonları üzerinde önemli etkileri var. Eckdahl, yangın sonrası orman iyileşmesinde rol oynayan bakteri ve mantarlar gibi toprak mikroorganizmalarının etkisini de incelemeyi planlıyor.

Araştırmacıya göre, Kuzeydeki boreal ormanlarla Amerika’daki ormanlar görünüşte farklı olsa da ortak özellikleri karbon döngüsü. Bu elementin toprağa ve atmosfere nasıl aktığını doğru anlayarak, küresel ısınmanın etkisiyle artan yangın dönemlerinin atmosferdeki karbon etkilerini daha iyi öngörebilir ve toplumun karşılaşacağı iklim risklerini azaltacak daha akıllı önlemler geliştirebiliriz. Lund Üniversitesi’nden Lars Nieradzik ve Brandenburg Teknoloji Üniversitesi’nden Louise Rütting de çalışmanın ortak yazarları arasında yer alıyor.

Kaynak: https://www.sciencedaily.com/releases/2026/03/260303201755.htm

İlginizi çekebilir