Dünya

Küresel Tuz Bataklıklarının Karbon Tutma Gücü İlk Kez Netleşti

Dünyanın en önemli mavi karbon ekosistemlerinden biri olan tuz bataklıklarının karbon tutma kapasitesi, yeni geliştirilen bir model sayesinde ilk defa doğru ve detaylı bir şekilde değerlendirildi. Çin Bilimler Akademisi Atmosfer Fiziği Enstitüsü’nden bilim insanları, tuz bataklıklarının karbon döngüsündeki rolünü netleştiren SAL-GPP isimli özgün bir model oluşturdu. Bu gelişme, iklim değişikliğiyle mücadelede kritik önem taşıyan mavi karbon hesaplarına yeni bir soluk getirdi.

Araştırmacılar, SAL-GPP modelinin tuz bataklıklarındaki karbon üretimini ve fotosentez süreçlerini daha gerçekçi bir şekilde simüle ettiğini belirtiyor. Mevcut kara ekosistem modellerinden farklı olarak, tuzlu su etkisi ve gelgit gibi kıyısal faktörler hesaba katılan bu model, hem C3 hem de C4 türü tuz bataklığı bitkilerinin salinitelerine bağlı farklı fotosentez mekanizmalarını entegre ediyor. Bu sayede, esasen göz ardı edilen kıyı sulak alanlarının karbon tutma potansiyeli detaylı biçimde ortaya konabiliyor.

Çalışmanın başyazarı Prof. Li Tingting, “Tuz bataklıkları, sınırlı yayılımlarına rağmen dünya çapında yüksek oranda karbon depoluyor. Ancak daha önce kullanılan küresel karbon modelleri, bu ekosistemlerin katkısını yeterince hesaba katamamıştı” diyor. Araştırma, yalnızca kısa vadeli gözlemlerle sınırlı kalmadı; model, dünyanın farklı bölgelerindeki çok sayıda ölçüm noktasındaki verilerle doğrulandı. Elde edilen sonuçlar, günlük karbon üretiminde %82 gibi yüksek bir uyum oranı göstererek SAL-GPP’nin güvenilirliğini ortaya koydu.

Yeni model kullanılarak 2011-2020 yıllarını kapsayan küresel ölçekte yüksek çözünürlüklü (500 metrelik) tuz bataklığı üretkenlik verileri ortaya çıkarıldı. Analizler, tuz bataklıklarının yıllık ortalama 66.89 teragram karbon üretimi sağladığını gösterdi. Bunun büyük kısmı kuzeydoğu Amerika Birleşik Devletleri, Batı Avrupa, Çin’in güneydoğusu ve Avustralya’dan geliyor. Bu bölgeler, dünya toplamının yaklaşık %64’ünü tek başına oluşturuyor. Ayrıca SAL-GPP modeli, MODIS, GLASS ve GOSIF gibi yaygın uydu ürünlerine kıyasla daha yüksek doğruluk sağladı, standart modellerin çoğundan çok daha iyi performans gösterdi.

Tuz bataklıklarının karbon döngüsünde oynadığı rolün bu denli net ortaya konması, iklim değişikliği karşısında karbon yutaklarının sayımında önemli bir adım olarak görülüyor. Kıyı sulak alanları genellikle karbon dengesi hesaplarından dışlanırken, bu çalışma doğrultusunda artık daha doğru ve kapsamlı bir karbon bütçesi yapılabilecek. Böylece, hem politika yapıcılar hem de bilim insanları yeşil ekonomi ve sürdürülebilir doğa yönetimi alanında daha isabetli kararlar alabilir.

SAL-GPP modelinin geliştirilmesi, gelecekte kıyı ekosistemlerinin korunması ve iklim hedeflerine ulaşılması bakımından kritik önem taşıyor. Özellikle mavi karbonun iklim düzenlemelerindeki yeri giderek büyürken, bu tür bilimsel araçlar detaylı ve güvenilir veri sunarak uluslararası karbon ticareti ve karbon piyasalarında yeni fırsatlar yaratabilir. Ayrıca, iklim krizine karşı doğa temelli çözümlerin geliştirilmesinde de önemli bir temel hazırlamış oluyor.

Sonuç olarak, tuz bataklıklarının karbon tutma kapasitesini kusursuzca modelleyen SAL-GPP, ekosistemlerin iklimle etkileşimini anlamada önemli bir kilometre taşı olarak kabul ediliyor. Önümüzdeki yıllarda modelin daha geniş alanlara ve farklı ekosistem türlerine uyarlanmasıyla, küresel karbon yönetiminde çıtayı daha da yukarı çekmesi bekleniyor. Bu sayede, sürdürülebilirlik ve iklim eylemlerine bilimsel destek sağlamada yeni kapılar aralanacak.


📎 Kaynak: https://phys.org/news/2026-03-scientists-accurately-global-salt-marsh.html

Ihtiyar

258 makale yayınladı.

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments