Dünya, iklim değişikliğinin etkileriyle mücadele etmeye devam ederken, dağ buzullarının son 50 yılda kaybettiği buz miktarı bilim insanlarını alarma geçirdi. Yapılan yeni bir araştırmaya göre, 1976 ile 2024 yılları arasında sadece dağ buzulları yaklaşık 9.18 trilyon ton buz kaybetti. Bu durum, küresel deniz seviyelerinin yükselmesine neden olurken, dünyamızın buz örtüsünün giderek incelmesi iklim değişikliğinin boyutlarını ortaya koyuyor.
Gezegenimizin buz kaynaklarının büyük bir kısmı hidrojen kutuplarında ve dağ buzullarında saklanıyor. Uzmanlar, Dünya’daki karasal buzun yüzde 99’unun Antarktika ve Grönland’daki buz tabakalarında bulunduğunu belirtiyor. Dağ buzulları ise kalan küçük kısmı oluşturuyor. Eğer Antarktika’daki tüm buz erirse, deniz seviyelerinin yaklaşık 58 metre kadar yükseleceği hesaplanıyor. Grönland buz tabakası 7 metreye kadar deniz seviyesini yükseltirken, dağ buzulları da yaklaşık 41 santimetrelik bir artışa neden oluyor.
Buzulların erimesi her bölgede aynı hızda gerçekleşmiyor. Pol kutuplarındaki buz tabakalarının erimesi, deniz seviyelerindeki yükselişin başlıca sebebi olarak görülürken, dağ buzullarının erimesi ve okyanusların ısınması sonucu suyun genleşmesi de bu artışa katkı sağlıyor. 1901 ile 2018 arasında küresel ortalama deniz seviyesi yaklaşık 20 santimetre yükseldi. Deniz buzunun yaz aylarında eriyip kışın yeniden oluşması deniz seviyesine doğrudan etki etmiyor; zira bu hareket, suyun içinde yüzen buz küpleri gibi bir durum.
Araştırmalarda özellikle Alaska, Patagonya ve Kuzey Kutbu’nda dağ buzullarının ciddi oranda eridiği ortaya çıktı. Dünya Buzul İzleme Servisi’nin verilerine göre, bu bölgelerde 1961-2016 döneminde yaklaşık Almanya büyüklüğünde ve 27 metre yüksekliğinde bir buz bloğunun eridiği hesaplanmıştı. Aynı şekilde, Grönland ve Antarktika’daki buz kaybı NASA ve Avrupa Uzay Ajansı’nın ortak çalışması olan IMBIE projesi ile ölçüldü; 1992-2020 arasında kutup bölgelerinde 7.56 trilyon ton buz eridi. Bu rakam, kenarları yaklaşık 20 kilometre olan büyük bir buz küpüne eşdeğer.
Arktik bölgesindeki deniz buzları ise son yıllarda dramatik şekilde inceldi. 1975 yılında ortalama 3.59 metre olan buz kalınlığı 2012’de 1.25 metreye kadar düştü. Kuzey kutbunun dünyadaki ortalama ısınma hızının dört katı hızla ısınması bu incelemeyi destekliyor. Özelikle Grönland’ın 1992 ile 2020 yılları arasında neredeyse 4.9 trilyon ton buz kaybettiği tespit edildi. Ancak Antarktika’daki buz kaybını doğru bir şekilde geçmişe dönük ölçmek, uydu verilerinin 1950’lerden önce yetersiz olması nedeniyle çok daha zor.
Buzun erime hızının artması endişe verici bir tablo çiziyor. Son üç yılın kaydedilen en sıcak yıllar olması, buz kaybının artışını destekliyor. Araştırmalar, Grönland’da buz kaybının 1990’ların başına göre beş kat arttığını, Antarktika’da ise yüzde 25 oranında bir hızlanma yaşandığını gösteriyor. Ayrıca, buzun eridiği yaz dönemleri tarihsel olarak uzamaya devam ediyor. Ta ki eylül aylarına kadar erime gözlemleniyor, bu ise geçtiğimiz yüzyıllarda nadiren rastlanan bir gelişme.
Dağ buzulları açısından da kayıplar hızlanıyor. Son on yılda toplam buz kaybının yüzde 41’i gerçekleşti. Bu erimenin en büyük kısmı Alaska, Batı Kuzey Amerika ve Orta Avrupa’da gerçekleşti. Bu durum, su kaynakları, ekosistemler ve yerel iklimler üzerinde önemli etkiler yaratabilir.
İklim değişikliğinin yansıması olarak kabul edilen bu hızlanan buz kaybı, deniz seviyelerinin daha da yükselmesi riskini artırıyor ve kıyı kentlerinde yaşanacak olası felaketlerin ön haberini veriyor. Bilim insanları, buzulların erimesini yavaşlatmak için küresel ısınmayı sınırlandıracak acil önlemler alınması gerektiği konusunda uyarıyor.
Gelecekte buz erimesinin etkilerini azaltmak için geliştirilmesi beklenen teknolojiler ve politika kararları, küresel iklim dengesi için kritik önem taşıyor. Doğru adımlar atılmazsa, deniz seviyesi yükselişi, suyun kullanılabilirliği ve biyolojik çeşitlilik gibi temel alanlarda geri dönüşü zor hasarlar yaşanabilir. Bu yüzden, yeni bilimsel veriler ışığında küresel iş birliği ve bilinçli adımlar büyük önem kazanıyor.
📎 Kaynak: phys.org



