Psikoloji

Kısa Zincirli PFAS Maruziyeti Beyin Gelişimini ve Hafızayı Olumsuz Etkiliyor

Günümüzde çevre ve sağlık kaygıları nedeniyle uzun süredir kullanılan belirli sentetik kimyasalların yerini, “daha güvenli” alternatifler aldı. Ancak İtalya’daki yeni bir araştırma, bu kısa zincirli PFAS (per- ve polifloroalkil maddeler) olarak adlandırılan alternatiflerin bile gebelik ve emzirme döneminde maruz kalındığında, beyin gelişimini ağır biçimde etkilediğini ortaya koydu. Hayvan deneyleri, erken dönem bu tür kimyasallara maruz kalmanın yetişkinlikte kalıcı öğrenme ve hafıza sorunlarına yol açabileceğini gösterdi.

Araştırma ekibi, PFAS ailesinin uzun süredir kullanılan, çevrede ve insan vücudunda biriken uzun zincirli çeşitlerinin sağlık risklerini göz önünde bulundurarak, özellikle GenX ve PFBA gibi kısa zincirli varyantların etkisini değerlendirmeye odaklandı. Uzun zincirli PFAS’ların birçok ülkede kullanılmasının sınırlandırılması sonrası geliştirilen bu kısa zincirli kimyasalların, anne karnında ve anne sütüyle geçen maruziyetlerinin beyin yapısında ne tür değişiklikler yaratabileceği bilimsel olarak henüz tam olarak bilinmiyordu.

Bologna Üniversitesi ve Istituto Zooprofilattico Sperimentale delle Venezie’den araştırmacılar, hamile ve emziren sıçanlara GenX veya PFBA içeren besinler vererek, düşük dozda ancak sürekli maruziyet altyapısı oluşturdu. Böylece insanlarda zaman zaman karşılaşılan düşük yoğunluklu çevresel maruziyete benzer koşullar sağlandı. Erken dönem kimyasal temasının yetişkinlikte beyin işlevlerine etkisi ise, sıçanların davranışsal testleri ve sinir dokusu analizleriyle incelendi.

Sonuçlar oldukça dikkat çekiciydi. Kimyasallara maruz kalan sıçanlar, özellikle öğrenme ve hafıza görevlerinde belirgin zorluk yaşadı. Beyinde hafızadan sorumlu olan hipokampus bölgesindeki dentat girus kısmında ciddi yapısal bozulmalar tespit edildi. Burada yeni nöronların olgunlaşmasının bloke olduğu, yani gelişim sürecinin kesintiye uğradığı gözlendi. Bu durum, sinir hücrelerinin ilgili proteinleri daha az üretmesi ve bağlantı noktalarının azalmasıyla desteklendi. Ayrıca bu kimyasalların beyin dokusunda fark edilen inflamasyon (iltihaplanma) belirtileri, hücreler arası iletişimi zayıflatarak hafıza ve öğrenme zorluklarını artırmış olabilir.

Araştırmanın bir diğer önemli bulgusu, kimyasal maruziyetin hormon seviyelerini de etkilediği oldu. Erkek sıçanlarda testosteron, dişilerde ise progesteron oranları anlamlı şekilde azaldı ve bu durum zamanla devam etti. Bu hormonlar, yeni nöronların hayatta kalmasını ve işlev kazanmasını desteklemesi nedeniyle, hormonal dengenin bozulması hafıza sorunlarını daha da derinleştirmiş olabilir. Aynı zamanda kimyasallara düşük dozlarda maruz kalmanın beklenmedik şekilde aktivitelerde artışa neden olması, hormon bozucu kimyasalların tipik etkisi olarak yorumlandı.

Araştırmacılar, bulguların sadece iki kısa zincirli PFAS çeşidi için geçerli olduğunu ve bu sonuçların tüm kısa zincirli PFAS grubuna genellenemeyeceğini belirtiyor. Ayrıca, hayvan modellerindeki sonuçları insan sağlığına doğrudan uyarlamak için dikkatli bir değerlendirme ve uzun dönemli insan gözlemleri gerektiğini vurguluyorlar.

Bu çalışma, çevrede yaygın olarak bulunan PFAS kimyasallarının sadece uzun vadeli birikim ve toksik etkilerine değil, erken hayat döneminde maruz kalmanın beyin gelişimi üzerinde derin ve kalıcı etkileri olabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle emzirme ve gebelik döneminde görünüşte güvenli görülen kimyasallara karşı daha fazla araştırma yapılması gerektiği anlaşılıyor. Gelecekte bu tip kimyasalların beyin gelişimi üzerindeki etkilerinin daha geniş kapsamlı incelenmesi, kamu sağlığı politikaları açısından kritik önem taşıyor.

Bilim insanları, kısa zincirli PFAS’ların çevresel ve fizyolojik etkilerinin netleşmesiyle birlikte, güvenli kullanım sınırlarının yeniden belirlenmesi ve alternatiflerin geliştirilmesinin pandemi sonrası kimyasal güvenliği tartışmalarında öncelikli hale gelmesini bekliyor. Bu bağlamda, hamilelik ve erken çocukluk döneminde kimyasal maruziyetine karşı alınacak tedbirlerin beyin sağlığını korumada belirleyici olacağı öngörülüyor.


📎 Kaynak: psypost.org

Aylin

199 makale yayınladı.

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments