İş yerinde narsist kişiliklerin etik dışı davranışlar sergileme eğilimi uzun süredir biliniyor. Ancak son araştırmalar, basit çalışma ortamı düzenlemelerinin bu davranışları önemli ölçüde azalttığını ortaya koydu. Araştırma, kişisel kazanç fırsatlarının kısıtlandığı ve kararların düşünülerek verildiği ortamlarda, narsistlerin etik dışı hareket etme isteğinin kaybolduğunu gösteriyor. Bu bulgular, iş yerindeki etik sorunları çözmek adına yeni stratejiler geliştirilmesini mümkün kılıyor.
Çalışmanın merkezinde “büyüklenmeci narsisizm” yer alıyor. Bu kişilik özelliği, kişinin kendini üstün görmesi, hayranlık ihtiyacının yüksek olması ve özel bir muamele görmeyi beklemesiyle tanımlanıyor. Narsist bireyler, başarıya ve prestije büyük önem veriyor; bu nedenle zaman zaman etik dışı yollara başvurabiliyorlar. Örneğin, başarılarını abartmak, başkalarının emeğini sahiplenmek ya da gerçekleri çarpıtmak onlarda sık rastlanan davranışlar arasında. Araştırmanın yazarları Caitlin C. Belfiore ve Annika Hillebrandt, narsistlerin etik dışı davranışlarının hangi koşullarda ortaya çıktığını ve hangi şartlarda azaldığını incelemeyi amaçladı.
Araştırma, Kanada ve ABD’de tam zamanlı çalışan 350 kişiyi kapsadı. Katılımcılar, kişilik özelliklerini ölçmek için çeşitli testlere tabi tutulduktan sonra, üç farklı deney grubuna ayrıldı. Birinci gruba standart ödüllü bir kelime çözme görevi verildi; ikinci grup, sabit bir bonus aldı ve ödüller sözel olarak sınırlandı; üçüncü grup ise karar vermeden önce zorunlu bir düşünme molası verdi. Görev sırasında, çözülemeyen bir kelime yer alıyordu ve katılımcıların bu kelimeyi çözdüğünü iddia etmesi, etik dışı davranış olarak kabul edildi. Bu yöntemle, araştırmacılar etik olmayan davranışın hangi koşullarda daha fazla ortaya çıktığını gözlemledi.
Sonuçlarda, kişisel kazanç fırsatlarının ortadan kalktığı ve kararların daha dikkatli düşünüldüğü koşullarda, narsistlerin etik dışı davranışlarının önemli ölçüde azaldığı görüldü. Kontrol grubundaki narsistler göreve daha fazla hile karıştırırken, diğer iki grupta bu eğilim kayboldu. Araştırma, impulsif ve anlık kararlara dayalı fırsatların ortadan kaldırılması veya ertelenmesi durumunda, narsisizmin etik dışı davranışlara zemin hazırlamadığını ortaya koydu. Bu durum, iş yerlerinde yapılacak küçük ama stratejik müdahalelerle hem bireysel hem de kurumsal etik kalitesinin artırılabileceğine işaret ediyor.
Narsisizm gibi karmaşık kişilik özelliklerinin iş yerindeki etik sorunları tetiklediği uzun zamandır bilebilmesine rağmen, bu çalışmayla birlikte durumu değiştirme potansiyeli olan yöntemler somutlaşmış oldu. “Büyüklenmeci narsisizm” terimi, kişinin kendini aşırı değerli görmesi anlamına gelirken, bu çalışma gösterdi ki ortamdaki fırsatlar kısıtlanırsa, kendini üstün görme eğilimi etik dışı eylemlere dönüşmeyebiliyor. Yani, narsist çalışanların kontrolsüz özgecil davranışlarını sınırlamak için yapılacak basit düzenlemeler bile büyük fark yaratabilir.
Çalışmanın sonuçları, iş dünyasında etik yönetimi yeniden şekillendirmek isteyen kurumlar için ciddi bir rehber niteliğinde. Araştırmacılar, iş yerinde haksız kazanç sağlayabilecek fırsatların azaltılması ve çalışanların kararlarını düşünmeleri için zaman tanınmasının, narsist çalışanların etkisini sınırlayacağını vurguluyor. Özellikle yönetim kademelerinde bulunan narsist bireylerin davranışlarına yönelik bu tür engellemeler, şirket içinde güvenin yükselmesine katkıda bulunabilir.
Gelecekte yapılacak araştırmalar, daha yüksek maddi kazanç ve risk durumlarında bu sonuçların değişip değişmeyeceğini sorgulayacak. Fakat şimdilik, çalışmanın sunduğu basit ama etkili çözümler, iş yerinde etik dışı davranışlarla mücadelede önemli bir adım olarak görülüyor. Ayrıca, bu bulgular organizasyonel psikoloji ve insan kaynakları politikalarını şekillendirirken, liderlik stratejilerinde de yeni kapılar açabilir. Narsisizmin iş yerindeki yıkıcı etkilerini azaltmak için düşünmeye ve uygulamaya değer bir çalışma olduğunu söylemek mümkün.
📎 Kaynak: psypost.org


