Dünya’nın dönüş hızı tarih boyunca sabit kalmadı; gezegenimizin dönüşü, çeşitli doğal olaylarla küçük değişiklikler gösterdi. Ancak son araştırmalar, insan kaynaklı iklim değişikliğinin bu süreci hızlandırdığını ve Dünya’daki günlerin uzunluğunu “benzeri görülmemiş” seviyelerde artırdığını ortaya koyuyor. Bu keşif, sadece gezegenimizin dönüş dinamiklerini değil, aynı zamanda teknolojik altyapılarımızı da etkileyebilir.
Viyana Üniversitesi’nden yerbilimci Mostafa Kiani Shahvandi’nin liderliğinde yapılan çalışma, dünyanın dönüş hızının yükselen deniz seviyeleri nedeniyle yavaşladığını belirtiyor. Shahvandi, “Deniz seviyesindeki artış Dünya’nın dönüşünü yavaşlatıyor ve günlerin uzunluğunu uzatıyor” açıklamasında bulunuyor. Daha sıcak bir iklimle birlikte buzulların erimesi ve deniz seviyelerinin yükselmesi, gezegenin dönme hızını değiştiren önemli etkenler olarak öne çıkıyor.
Araştırmada, paleoklimatik yani eski iklim verileri kullanılarak, fosiller ve mercan resiflerinden elde edilen bilgiler derin öğrenme modelleriyle analiz edildi. Bu yöntem, karmaşık ve gürültülü geçmiş iklim verilerini işleyerek iklim kaynaklı dönüş hızı değişimlerinin tarihini yeniden inşa etmeyi mümkün kıldı. Sonuçlar, kıtaların üzerindeki buz tabakalarının oluşumu ve erimesinin gün uzunluğunda 10 ile 30 milisaniye arasında değişen dalgalanmalara yol açtığını gösterdi.
Bununla birlikte, bu değişim milyarlarca yılda çok yavaş bir hızda gerçekleşirken, 21. yüzyılda bu sürecin hızlandığı saptandı. Şu an günlerin uzunluğu, son 3,6 milyon yıldaki en yüksek hızda, yani yüzyılda ortalama 1.33 milisaniye artıyor. Bu, gezegenimizin dönüşüne insan etkinliklerinin önemli ve hızlı bir etkisi olduğunu gösteriyor.
Shahvandi, buzulların erimesiyle kütlenin ekvatora doğru yer değiştirdiğini ve bunun Dünya’nın kutuplarda yassılaşıp ekvator çevresinde şişmesine sebep olduğunu belirtiyor. Bu durumu, dönüşünü hızlandırmak için kollarını vücuda yakın tutan bir artist buz patencisine benzetiyor. Kollar açıldığında dönüş yavaşladığı gibi, kutuplardaki yassılaşma ve ekvatora doğru kütle kayması da Dünya’nın dönüş hızını düşürüyor, bu da günlerin uzamasına yol açıyor.
Dünyanın dönüş hızı yavaşladıkça, astronomik zaman ile atomik zaman arasındaki fark büyüyebilir. Bu da saatlerimize artık saniye ekleyip çıkarmamız gerekliliğini artıracak ve teknoloji sistemlerinde özellikle bilgisayar ağlarında önemli sorunlara yol açabilir. Uzay navigasyonu için gereken hassas dönüş bilgileri de bu değişimden olumsuz etkilenebilir. Ancak Sahvandi, deniz seviyesindeki değişikliklerin okyanus dolaşımını etkileyecek kadar büyük olmadığını belirtiyor.
Bu çalışma, Dünya’nın dönüş hızı ve gün uzunluğundaki değişimlerin iklim kriziyle ilişkisini ilk kez kapsamlı biçimde ortaya koyması açısından büyük önem taşıyor. İnsan etkisiyle hızlanan dönüş yavaşlaması, hem gezegenimizin fiziksel yapısını hem de güncel teknoloji ve bilim pratiklerini etkileyebilecek kritik bir faktör olarak kabul ediliyor. Bu nedenle, iklim değişikliğinin sadece sıcaklık ve çevre etkilerinin ötesinde, gezegenimizin temel dinamiklerini de şekillendirdiği bir kez daha gösterilmiş oldu.
Araştırmanın ilerleyen yıllarda daha fazla veri ve gelişmiş modellemelerle desteklenmesi, dünyanın dönüş temposundaki değişimlerin gelecekteki etkilerini daha net anlamamıza yardımcı olacak. Özellikle iklim krizi ve deniz seviyesindeki yükselmenin hızlanmasıyla, bu tür çalışmalar hem bilimsel hem de teknolojik alanlarda yeni önlemler alınmasını gerektirebilir.
📎 Kaynak: refractor.io



