Güney Afrika, zengin tarih öncesi yaşam fosilleriyle bilinirken, bölgede yaklaşık 182 milyon yıl önce gerçekleşen dev volkanik patlamalar sonrası dinozorların izleri uzun süre sessiz kalmıştı. Ancak, son yapılan keşifler bu algıyı kökten değiştiriyor. Yeni bulunan ayak izleri, dinozorların Kretase Dönemi’nde Güney Afrika kıyılarında yaşamaya devam ettiğini gözler önüne seriyor ve bu bölgede tarih öncesi döneme ait bilinmeyen bir yaşama ışık tutuyor.
2025 yılında, Batı Cape kıyılarında yapılan araştırmalar sonucu yaklaşık 140 milyon yıl önceye ait dinozor ayak izleri tespit edilerek bölgedeki bilinen en eski Kretase dönemi fosilleri arasına katıldı. Ancak bu ilk keşif, araştırmacıları daha fazla bulgu için cesaretlendirdi. Batı Cape kıyılarında Knysna yakınlarında çalışan bir grup paleontolog, daha önce yalnızca binlerce yıl öncesine ait izlerin bulunduğu bölgede erken Kretase dönemine ait kayalıklara yöneldi. Burada; 2017’de 13 yaşındaki bir çocuğun keşfettiği theropod (etobur dinozor) dişinden daha etkileyici bir bulguya rastladılar.
Kıyıda, sadece kırk metrelik kısa bir alanda, bir üye grup Linda Helm’in fark ettiği 20’den fazla dinozor ayağı izi ortaya çıkarıldı. Bu bölgedeki Brenton Formasyonu adı verilen kayaç yükseltisinde ortaya çıkan bulgu, bölgedeki dinozor fosilli kayıtlarının genç örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor. İzler, yaklaşık 132 milyon yıl öncesine yani Kretase Dönemi’nin erken evresine tarihleniyor. Bu, Grant Basin’deki bir önceki en genç kayıtlar olan 182 milyon yıllık izlerle karşılaştırıldığında yaklaşık 50 milyon yıl daha yeni olması anlamına geliyor.
Güney Afrika’daki Mezozoik Çağ fosillerinin önemli bir kısmı, özellikle Trias ve Jura dönemlerine ait izler, Karoo Havzası ile Lesotho ve Doğu Cape bölgelerinde yaygın olarak bulunuyor. Ancak, Drakensberg Volkanik Aktivitesi’nin neden olduğu lav tabakaları, bu alanlardaki fosil yataklarını kaplayarak izlerin korunmasını zorlaştırdı. Kretase döneminde süper kıta Gondwana’nın parçalanmasının etkisiyle, Western ve Eastern Cape bölgelerinde küçük havzalar oluştu ve buralarda sınırlı sayıda fosil ve iz kaydı mevcut.
Bu yeni keşifle parmak izlerine yani dinozor ayak izlerine dikkat çekilmesi, Western Cape bölgesinde nadir bulunan kretase dönemi dinozor kalıntılarına önemli bir ekleme oldu. Bulunan izler, küçük ve büyük farklı dinozor gruplarına ait olabilir. Theropodlar etobur, ornithopodlar ise otobur olarak karşımıza çıkar. Ayrıca, çok büyük ve dört ayak üzerinde yürüyen sauropodların ayak izinlerinin de olası olduğu düşünülüyor. Ancak yalnızca ayak izlerinden tür tayini yapmak zordur; ayak izlerinin benzerlikleri nedeniyle hangi dinozorların bıraktığı kesin olarak söylenememektedir.
Bu keşif, sadece geçmişe dair zengin bir tarih yazmakla kalmıyor, aynı zamanda bölgedeki yaşamın Kretase dönemi boyunca daha çeşitli ve yaygın olduğunu gösteriyor. Dinozorların kıyıdaki kıyı şeridi çevresinde hareket ettikleri, o dönemin iklim ve çevresel şartlarının bugünkünden oldukça farklı olduğu düşünülüyor. Tidal kanallar ve bitki örtüsüyle çevrili bu alanlar, dinozorların yaşam alanları olarak gün yüzüne çıkıyor.
Güney Afrika kıyılarındaki bu yeni izler, bölgedeki diğer kayalık formasyonlarda henüz keşfedilmemiş daha pek çok ayak izi ve hatta iskelet parçalarının bulunabileceğine işaret ediyor. Araştırmacılar, ilerleyen dönemlerde hem Batı Cape hem de Doğu Cape’de yapacakları sistematik kazı ve taramalarla fosil çeşitliliğinin artacağını ve bu sayede tarih öncesi yaşamın daha detaylı biçimde anlaşılabileceğini öngörüyor.
Bu heyecan verici bulguları gerçekleştiren ekip, Nelson Mandela Üniversitesi’nin Afrika Kıyı Paleobiyoloji Merkezi’nden uzmanlardan oluşuyor. Gelecekte yapılacak çalışmalar, Güney Afrika’nın fosil açısından eksik dönemlerinin doldurulmasına ve dinozorların evrimine dair global bilgi birikimini artırmaya büyük katkı sağlayacak gibi görünüyor.
📎 Kaynak: sciencedaily.com



