Psikoloji

Gençlerde Dijital Görünüm Kaygısı 5 Yılda Nasıl Değişiyor?

Gençlerin sosyal medyada yaşadıkları beden ve yüz karşılaştırmaları, yetişkinlik dönemine kadar süren derin bir kaygı halini alıyor. Yeni bir uzun süreli araştırma, ergenlikten genç yetişkinliğe uzanan süreçte dijital görünüm endişelerinin neredeyse tüm gençlerde benzer bir düzeye yükseldiğini ortaya koydu. Facebook, Instagram gibi görselliğin ön planda olduğu platformlar, gençlerin kendi fiziksel özelliklerini idealize edilmiş görüntülerle karşılaştırmasına zemin hazırlıyor. Bu durum, çevrimiçi görünüm takıntısı olarak adlandırılan ve ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli bir problem olarak öne çıkıyor.

Araştırmayı gerçekleştiren ekip, sosyal medyada geçirilen sürenin ve duygu durumu sorunlarının görünüm kaygısının gelişimindeki rolünü uzun vadede anlamak istedi. Daha önceki çalışmalar genellikle tek bir döneme odaklandığından, bu kaygının zamanla kalıcı bir sorun haline gelip gelmediği tam olarak bilinmiyordu. Griffith Üniversitesi’nden psikolog Melanie J. Zimmer-Gembeck liderliğindeki ekip, Avustralyalı 565 genç üzerinde beş yıl boyunca devam eden bir çalışma yürüttü. Katılımcılar, 13-22 yaş aralığında olup, üç ayrı aşamada sosyal medya kullanımları ve duygusal durumları hakkında anket doldurdular.

Çalışmanın başlangıcında, genç kadınların dijital görünüm takıntısı seviyelerinin erkeklere kıyasla daha yüksek olduğu gözlendi. Ayrıca, sosyal medyada daha fazla zaman geçiren ve depresyon ya da sosyal anksiyete belirtileri gösteren gençlerde bu kaygının daha yoğun olduğu belirlendi. Beş yıllık sürecin sonunda iki farklı gelişim yolu ortaya çıktı: Başta kaygısı yüksek olan gençlerde bu durum sabit kaldı ve artmadı. Ancak başlangıçta düşük endişe seviyesine sahip olan gençlerin kaygıları giderek yükseldi ve sonunda her iki grup da benzer düzeylerde görünüm endişesine ulaştı. Bu durum, dijital görünüm kaygısının ergenlikten genç yetişkinliğe geçişte yaygın ve neredeyse evrensel bir deneyim haline geldiğini gösterdi.

Bu kaygı, yani çevrimiçi görünüm takıntısı, kişinin sosyal medyada kendini sürekli olarak başkalarıyla kıyaslaması ve dijital imajını yönetmek için çok fazla zaman harcaması şeklinde tanımlanıyor. Örneğin, gençler sık sık paylaşımlarını filtreler ve düzenlemelerle mükemmelleştirmeye çalışıyor, gelen beğeni ve yorumlarla onay arıyorlar. Bu davranış, ruh sağlığını olumsuz etkileyen depresyon, sosyal kaygı ve yeme bozuklukları gibi sorunları beraberinde getirebiliyor.

Araştırmanın sonuçları, dijital görünüm kaygısının gençlerin psikolojisinde kalıcı bir yer edindiğini ve zamana bağlı olarak yaygınlaştığını ortaya koyuyor. Başlangıçta kadınlarda daha yaygın olan bu kaygının zamanla erkekler arasında da benzer bir hızla arttığı görülüyor. Bu durum, erkeklerin dijital estetik kaygılarına karşı daha dayanıklı olmadığını göstermesi açısından önemli. Çalışmanın yazarları, kültürel ve toplumsal baskıların genç kadınlarda bu kaygıların daha erken başlamasına neden olduğunu, erkeklerde ise kaslılık ve bakım konusundaki toplumsal beklentilerin biraz daha geç dönemde kendini gösterdiğini belirtiyor.

Araştırmada bazı sınırlamalar da bulunuyor. Özellikle pandemi döneminde yaşanan sosyal kısıtlamalar ve üç noktada ölçüm yapılması zaman içindeki ufak dalgalanmaların gözlemlenmesini zorlaştırdı. Ayrıca, sosyal medya kullanımının sadece genel sıklığı baz alındığından, platformlardaki farklı özelliklerin kaygı üzerindeki etkileri tam olarak anlaşılamadı. Katılımcıların çoğunluğunun belirli bir bölgeden ve benzer kültürel geçmişe sahip olması da bulguların genellenmesini sınırlandırıyor.

Bu çalışma, dijital ortamların gençlerin beden algısını ve psikolojisini nasıl şekillendirdiğini anlamak adına önemli bir adım olarak görülüyor. Gelecek araştırmaların, bu kaygının çok daha erken yaşlarda başlamasını ve beden memnuniyetsizliğiyle nasıl etkileşime girdiğini incelemesi gerekiyor. Erken müdahalelerle, çocukların gerçekçi olmayan güzellik standartlarına karşı korunması mümkün olabilir. Böylece, gençlerin dijital dünyada sağlıklı bir benlik algısıyla ilerlemesi ve ruhsal sağlıklarının korunması hedeflenebilir.


📎 Kaynak: psypost.org

Aylin

195 makale yayınladı.

Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments