Uzayın derinliklerini keşfetmeye yönelik en kapsamlı adımlardan biri olarak, Dark Energy Spectroscopic Instrument (DESI) projesi, evrenin şimdiye kadar oluşturulan en detaylı yüksek çözünürlüklü 3 boyutlu haritasını ortaya koydu. Yaklaşık beş yıldır süren kapsamlı gözlemlerle 47 milyondan fazla galaksi ve kuasar ile 20 milyon yıldız kaydedilerek, evrenin gizemini aydınlatmak için büyük bir veri hazinesi oluşturuldu. Bu harita, karanlık enerjinin evrenin genişlemesini nasıl etkilediğini anlamada bilim insanlarına yeni kapılar aralayacak.
DESI, 2021’de veri toplamaya başladı ve Arizona’daki Kitt Peak Ulusal Gözlemevi’nde bulunan Nicholas U Mayall 4 metrelik teleskobuna entegre edildi. Projenin kalbinde 5000 robotik optik fiber bulunuyor; bu fiberler, gözlem nesnelerinden gelen ışığı hassas spektrograflara yönlendirerek galaksilerin ve kuasarların ışığını ayrıntılı şekilde analiz ediyor. Bu yaklaşım, sadece evrenin yapı taşlarını görüntülemekle kalmıyor, aynı zamanda bir galaksinin bizden ne kadar hızlı uzaklaştığını da ölçebiliyor. Bu hareket hızı, galaksilerin “kırmızıya kayma” adı verilen fenomeni ile belirleniyor.
Elde edilen verilerle, galaksilerin geçmişteki kümelenme yapılarını günümüzdeki dağılımları ile karşılaştırmak mümkün oldu. Böylece, karanlık enerjinin evrenin genişlemesindeki rolü daha derinlemesine incelenebiliyor. 2024 yılında yayımlanan araştırmalar, evrenin genişleme hızındaki ivmenin sabit kalmadığına dair önemli işaretler ortaya koydu. Bu da karanlık enerjinin zaman içinde değişmiş olabileceği ihtimalini gündeme taşıyor. Karanlık enerji, evrenin hızlanarak genişlemesini sağlayan ancak doğası henüz tam olarak anlaşılamayan gizemli güç olarak tanımlanıyor.
DESI ekibi, elde ettikleri geniş veri seti ile önümüzdeki yıllarda, “kozmolojik sabit” olarak bilinen ve evrenin genişlemesini sabitlediği düşünülen parametrenin zamanla evrilip evrilmediğini detaylı şekilde test edecek. Bu çalışmaların sonuçlarının önümüzdeki yıl yayımlanması bekleniyor. Aynı zamanda baryon akustik dalgaları adı verilen evrendeki madde dağılımındaki küçük dalgalanmalar, karanlık enerjinin değişken bir doğaya sahip olabileceğine dair ipuçları sunuyor.
Lawrence Berkeley Ulusal Laboratuvarı’ndan DESI projesi direktörü Michael Levi, projenin başlangıcından bu yana büyük heyecan yaratan başarılarına dikkat çekiyor. Levi, “Enstrüman beklenenden çok daha iyi performans gösterdi. Orijinal gözlem dönemini kutladıktan sonra, elimizdeki verileri derinlemesine inceleme aşamasına geçeceğiz. Çünkü yeni ve sürpriz dolu sonuçlar ortaya çıkabilir” şeklinde konuşuyor. DESI’nin yıldızlar ve galaksilerin konumlarını gösteren bu dev haritası, evrenin yaşını, yapısını ve geleceğini anlamak için bilim dünyasında oldukça büyük bir adım olarak değerlendiriliyor.
DESI, gözlemlerini 2028 yılına kadar sürdürecek ve haritayı, gökyüzünün daha zor gözlemlenen alanlarını da dahil ederek yaklaşık yüzde 20 daha genişletecek. Bu gelişme, karanlık enerjinin evrensel davranışını anlamada daha net ve kapsamlı sonuçlar elde edilmesine olanak tanıyacak. Evrenin bilinmeyen yönlerini çözüme kavuşturmak için atılan bu dev adım, önümüzdeki yıllarda kozmoloji alanında yeni keşiflerin habercisi olarak değerlendiriliyor.
📎 Kaynak: physicsworld.com



