Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) yaşayan bireylerin odaklanma güçlüğü çekmesinin altında yatan nörolojik nedenlere dair önemli bir keşif yapıldı. Araştırmacılar, DEHB’li kişilerin beyinlerinde, uyanık oldukları halde kısa süreli “uyku benzeri” aktivite dönemleri yaşandığını ortaya koydu. Bu bulgu, dikkat sorunlarının neden sık sık arttığını ve zihinsel performansın neden dalgalandığını açıklamaya yardımcı olabilir.
Çalışma sırasında, DEHB teşhisi konan bireylerin karmaşık ve dikkat gerektiren görevler yaparken beyin aktiviteleri incelendi. Bilim insanları, bu kişilerin beyin dalgalarında ani uyku moduna benzeyen kısa periyotlar tespit etti. Bu durum, beynin geçici olarak dinlenmeye çekildiği ancak kişinin bilinçli olarak uyanık kalmaya devam ettiği anlamına geliyor. Araştırmanın baş yazarları, bu “kısmi uyku hali”nin, performansta ani düşüşler ve odaklanma sorunlarına neden olduğunu vurguladı.
Beynin bu uyku benzeri devreye geçişi, özellikle zorlu veya uzun süreli dikkat gerektiren işleri yaparken daha sık ortaya çıkıyor. Bu anlarda, DEHB’li bireylerin işaretlere geç tepki verdikleri ya da hata yapma oranlarının arttığı gözlemlendi. Beyin dalgalarının bu anormalliği, bilim insanlarının daha önce fark etmediği bir dikkat bozukluğu dinamiğini ortaya çıkardı. Elektriksel beyin aktivitelerinin ölçülmesiyle belirlenen bu durum, nörobilim alanında DEHB’nin henüz tam olarak anlaşılamayan yönlerine ışık tutuyor.
Araştırmanın bulguları, DEHB’nin sadece davranışsal ya da çevresel faktörlerden kaynaklanmadığını gösteriyor. Beyin fonksiyonlarında, gün içinde birkaç saniyeyle sınırlı kalmakla birlikte oldukça etkili olan uyku modlu bölümler ortaya çıkıyor. Bu da kişinin dikkatini kaybetmesine ve görevleri gerektiği gibi sürdürememesine yol açıyor. Bu doğal olarak iş, eğitim ve sosyal yaşamda ciddi sorunlara sebep oluyor. Dolayısıyla, DEHB tedavisinde bu yeni farkındalık, tedavi stratejilerinin daha hedefli ve beyin temelli oluşturulmasını sağlayabilir.
Bilim insanları, “uyku benzeri” terimini, beynin uyku esnasında sergilediği elektriksel aktiviteyle benzerlik gösteren ancak uyanık kalındığı süreçlere işaret eden bir kavram olarak tanımlıyor. Beynin bu hali, normalde derin odaklanma anlarında az rastlanan bir durum olarak değerlendiriliyor. DEHB’de bu durumun sıklaşması, beyin dikkat sistemindeki mekanik bir zayıflığın göstergesi olarak kabul ediliyor. Hastalığın neden olduğu dikkat kayıplarına bu biyolojik bakış açısıyla yaklaşmak, ilaç geliştirme ve terapi yöntemlerine yeni kapılar açabilir.
Geleceğe dönük olarak, araştırmacılar bu keşfin DEHB tedavisinde önemli bir dönüm noktası olmasını bekliyor. Beynin uyku moduna geçişini engelleyen ya da etkisini azaltan yeni ilaçlar ve dijital terapi yöntemleri üzerinde çalışmalara hız verilebilir. Ayrıca, bu bulgu diğer dikkat bozuklukları ve nörolojik rahatsızlıklar için de yol gösterici olabilir. Bilim dünyası, beynin bu uyku dalgalarını kontrol altına alarak, milyonlarca insanın yaşam kalitesini yükseltmeyi hedefliyor.
📎 Kaynak: sciencedaily.com


