COVID-19 pandemisi sonrası yetişkinlerde dikkat artırıcı ilaç reçetelerinde ciddi bir artış gözlemlendi. Özellikle 18-24 yaş arası genç yetişkinlerde bu ilaçların kullanımı hızla arttı. Kanadalı araştırmacıların son çalışması, bu trendin yalnızca Kanada’ya özgü olmadığını, dünya genelinde benzer hareketliliklerin yaşandığını ortaya koyuyor. Peki bu artış ne anlama geliyor ve hangi faktörler bu yükselişi tetikliyor?
Araştırma, Ontario eyaletinde 2016’dan 2024’ün ilk yarısına kadar olan dönemi mercek altına aldı. Bu süreçte 327 binden fazla yetişkin, dikkat artırıcı ilaçlardan en az bir yenisini reçete ile aldı. İlginç şekilde, bu kişilerin çoğunluğu kadın ve gençlerden oluşuyor. Pandemi başlangıcında reçete sayısında kısa bir düşüş yaşansa da, sonrasında hızlı bir yükseliş görüldü. Bu veriler, yetişkinlerde dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun (ADHD) daha fazla tanınmaya ve tedavi edilmeye başlandığını gösteriyor. Ancak uzmanlar, artan sayının teşhis ve tedavi kalitesi konusunda bazı soru işaretleri yarattığını da vurguluyor.
Dikkat artırıcı ilaçlar, önceleri özellikle çocuklarda ADHD tedavisi için kullanılıyordu. Ancak son 20 yılda yetişkinler arasında da bu hastalığın tanı ve tedavisinde belirgin bir artış yaşandı. Araştırmanın öne çıkan noktası, pandeminin ardından bu artışın daha da hızlanmış olması. Pandemi sürecinde sanal sağlık hizmetlerinin yaygınlaşması, online değerlendirmelerin artması ve sosyal medya etkisi gibi faktörler, bu trendi tetiklemiş olabilir. Özellikle kadınlarda teşhis oranlarının erkekleri geçtiği görülürken, doktorlar bu konuda daha dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor.
Çalışmada dikkat çeken bir başka gelişme, bu ilaçların reçetelendirilmesinde uzmanlık dağılımındaki değişim oldu. Pandemi öncesi reçetelerin yaklaşık dörtte biri psikiyatristler tarafından yazılırken, bu oran pandemiyle birlikte %18’e düştü. Öte yandan hemşireler ve hemşire pratisyenlerin yazdığı reçeteler ise %2’den %10’a yükseldi. Bu durum, tanı sürecinde daha kısa ve daha hızlı değerlendirmelerin yapılması anlamına gelirken, bazı uzmanlar teşhis kalitesinde düşüş riski olduğunu savunuyor.
Dikkat artırıcı ilaçların artan kullanımının altında yatan bir diğer neden ise, bu ilaçların anksiyete ve depresyon gibi durumlarda da reçete edilmesi. Araştırmaya göre, yeni ilaç alanların dörtte biri bu psikiyatrik rahatsızlıklardan biri veya ikisiyle tanımlanmış. Bu da, dikkat artırıcı ilaçların sadece ADHD tedavisinde değil, daha geniş bir psikiyatrik tedavi alanında da kullanılıyor olabileceğine işaret ediyor.
Uzmanlar, yetişkinlerde ADHD tanısının karmaşık ve dikkat gerektiren bir süreç olduğunu söylüyor. Tanı koyarken kapsamlı klinik değerlendirme yapılması şart. Hızlı ve yetersiz incelemelerin yanlış teşhislere ve gereksiz ilaç kullanımına yol açabileceği uyarısı yapılıyor. Bu nedenle, artan ilaç kullanımıyla birlikte tanı ve tedavi yöntemlerinin de iyileştirilmesi gerekliliği vurgulanıyor.
Araştırmacılar, bu yükselen trendi yakından takip etmenin önemine değiniyor. ADHD tanı ve ilaç reçetesi sayısındaki artışın nedenlerini tam olarak anlamak ve hastaların hem doğru tedaviye ulaşmasını hem de gereksiz ilaç kullanımından korunmasını sağlamak için daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyuluyor. Bu konuda ileriye dönük politika ve kılavuzların güncellenmesi bekleniyor.
📎 Kaynak: medicalxpress.com



