Biyologlar gezegendeki arıları yeniden saydı ve tür sayısına şaşırdı

Dünyada şimdiye kadar kimsenin tahmin edemeyeceği kadar çok yabani arı olduğu ortaya çıktı. Bilim insanları ilk kez Dünya’da kaç arı türünün bulunduğunu tahmin etti ve bu sayının 26 bini aştığını — yani önceki tahminlerden yaklaşık dörtte bir daha fazla olduğunu buldu.
Arılar bitkileri tozlaştırırken çevre sağlığı ve tarımsal sürdürülebilirlik için hayati öneme sahip olsa da, bu böceklerin Dünya’da kaç türünün bulunduğunu hâlâ tam olarak bilmiyoruz.
Son 30–40 yılda bilimsel literatürde yabani arı türlerinin zenginliğine dair sadece rastlantısal ve yaklaşık tahminler yer aldı. Daha önce tahmin edilen rakam, dünyada yaklaşık 20 ila 21 bin arı türü olabileceğiydi.
Arıların gezegendeki dağılımını daha net ortaya koymak için Avustralyalı bir biyolog grubu, bugüne kadar yapılmış en kapsamlı küresel düzeyde arı tür çeşitliliğinin istatistiksel değerlendirmesini gerçekleştirdi; ayrıca kıta ve ülke bazında da analizler yaptı. Sonuç, dünyada şimdiye kadar düşünülenin 3.771 ila 5.230 fazla arı türü olduğu yönünde.
Araştırmacıların çalışması Nature Communications dergisinde yayımlandı. Bu çalışmada bilim insanları, dünyanın farklı bölgelerinde karşılaşılan arı türlerini entomolog (böcek bilimci) kayıtlarından derledi, her bir türün mevcut isimleri ve eşanlamlıları üzerinde analiz yaptı, 186 ülkeden yerel arı verilerini kullandı, bilgisayar modellemeleri ve başka yöntemler ile desteklenen tüm bu verileri birleştirdi.
Sonuç olarak bilim insanları, şu anda gezegende bilinen ve henüz keşfedilmemiş türler dahil en az 24.705 ila 26.164 arı türü yaşadığını belirlediler. Bu, önceki yaklaşık tahminin yaklaşık %18-25 daha fazlası demek.
Tanımlanmış ve tanımlanmamış türler arasındaki oran (yani taksonomik boşluk), ülkeden ülkeye ve kıtadan kıtaya değişiyor. Örneğin Avrupa’da henüz keşfedilmesi gereken arı türü sayısı nispeten az; özellikle İsveç ve İsviçre gibi ülkelerde tür çeşitliliği istikrarlı görünüyor. Buna karşılık, araştırmacıların tahminlerine göre Türkiye’de henüz keşfedilmemiş ve isimlendirilmemiş 843 tür var — bu sayı, tüm kıta Avrupa’sından bile fazla.
Genel olarak en büyük taksonomik boşluk, Asya’da, özellikle Orta Doğu’yu da kapsayan bölgede gözlemleniyor. Araştırmacılar burada yaklaşık 2.525 tanımlanmamış arı türü olabileceğini öne sürdüler. Onu Afrika izliyor; ardından Avrupa, Okyanusya, Güney ve Kuzey Amerika geliyor.
Çalışmanın yazarları, 1960’tan beri bilim insanlarının her yıl ortalama yaklaşık 117 yeni yabani arı türünü keşfedip tanımladığını belirtiyorlar. Ancak bu iş zamanla yavaşlıyor; bu durum yeni türlerin olmamasından değil, onları tanımlayacak uzman sayısının yetersizliğinden kaynaklanıyor. Ayrıca finansman eksikliği, kaçak avcılık, politik ve kültürel engeller, uluslararası bilgi ve iş birliği kısıtlamaları gibi daha karmaşık sorunlar da araştırmayı zorlaştırıyor.
Bu hızla tür keşfi devam ederse, entomologların gezegendeki tüm arı türlerini tanımlayıp tam olarak belgelemek için en az 30-45 yıl daha gerekeceğini tahmin ediyorlar.
Kaynak: Nature Communications