Bilim insanları iyi bir öpücüğü neyin iyi yaptığını belirledi

Genel kanıya göre “iyi öpücükler”, cinsel uyarılmayı artırabilir ve romantik partnerler arasındaki “kimyayı” güçlendirebilir. Ancak bir öpücüğü “iyi” yapan belirli faktörler şimdiye kadar çoğunlukla günlük gözlemler düzeyinde tartışılmıştı. Birleşik Krallık’tan bir araştırma ekibi bu konuyu bilimsel olarak inceledi.
Son yıllarda yapılan araştırmalar, romantik ilişkilerle ilgili yaygın inançları ve halk arasında kabul gören görüşleri test etmeye odaklanıyor. Örneğin bazı çalışmalar, kadın orgazmının esas olarak düşünceler ve fantezilerden kaynaklandığı iddiasını çürüttü; başka bir araştırma ise insanların yaşamları boyunca ortalama kaç kez güçlü bir şekilde aşık olabildiğini hesapladı.
Birleşik Krallık’taki Abertay Üniversitesi’nden uzmanlar, romantik partnerlerin hangi koşullarda bir öpücüğü iyi olarak değerlendirdiğini araştırdı. Çalışmanın sonuçları Sexual and Relationship Therapy adlı bilimsel dergide yayımlandı.
Araştırmacılar, İtalya ve Birleşik Krallık’tan 247 kadın ve 157 erkeğin katıldığı bir çevrimiçi anket gerçekleştirdi. Katılımcılar, “iyi bir öpücüğün” özellikleri, kendi öpüşme becerileri, cinsel istekleri ve ne sıklıkla cinsel fanteziler kurdukları hakkında soruları yanıtladı. Katılımcıların sağladığı bilgiler, bilişsel süreçlerin ve duyguların öpüşme sırasında yaşanan deneyim ve davranışlar üzerindeki etkisini analiz etmeye yardımcı oldu.
Yakınlık ve cinsellik hakkında daha sık hayal kuran kişiler, öpüşme sırasında yaşanan uyarılma ve partnerle kurulan temasa daha fazla önem verdi. Bu ilişki, araştırmacılar yaratıcılık ve genel cinsel istek düzeyi gibi faktörleri hesaba kattığında bile geçerliliğini korudu. Sonuçlar, öpüşmeden alınan zevk ve duygusal bağın yalnızca fiziksel duyumlara değil, aynı zamanda hayal gücüne de bağlı olduğunu gösterdi.
Araştırmacılar sonuçları şöyle özetledi:
“Bu araştırma, öpücüğün sadece duyusal bir deneyimden çok daha fazlası olduğunu gösteriyor. Öpüşme sırasında yaşanan deneyim, düşünceler, fanteziler ve duygusal bağlam tarafından şekillenir. İnsan cinselliği üzerine yapılan bazı araştırmalar fiziksel uyarana verilen tepkilere odaklanmış olsa da, bizim çalışmamız hayal gücü ve içsel durumun partnerle etkileşimde önemli bir rol oynadığını doğrulamaktadır.”
Araştırmacılara göre bu bulgular, insanların ilişkilerinde öpücüğe neden farklı düzeylerde önem verdiğini ve bazı öpücüklerin neden daha anlamlı hissedildiğini anlamaya yardımcı olabilir.
Bilim insanları ayrıca bu sonuçların aile ve çift terapisi alanında da kullanılabileceğini belirtti. Özellikle hayal gücünün davranışları nasıl yönlendirdiğini ve çiftlerin duygusal bağlarını yeniden kurmasına veya güçlendirmesine nasıl yardımcı olabileceğini anlamak için yararlı olabilir.