Dünya iklimini büyük ölçüde etkileyen Atlantik Okyanusu’nun dev akıntı sistemi olan Atlantik Meridional Devirdaim Dolaşımı (AMOC), son 20 yılda düzenli bir şekilde zayıflıyor. Bu önemli keşif, iklim değişikliğinin küresel hava olaylarını nasıl etkileyebileceğine dair önemli sinyaller veriyor ve gelecekte iklim tahminlerini geliştirmek için kritik bir veri sunuyor.
Araştırma, Miami Üniversitesi Rosenstiel Deniz, Atmosfer ve Yer Bilimleri Okulu’ndan bilim insanları tarafından yürütüldü. Ekip, Atlantik Okyanusu boyunca geniş bir alanı kapsayan bu akıntı sisteminin gücündeki azalmanın en sağlam doğrudan gözlemsel kanıtlarını ortaya koydu. Uzun yıllara yayılan veriler, AMOC’un Batı Atlantik boyunca özellikle 16.5°K ila 42.5°K arasında, yani subtropiklerden orta enlemlere kadar uzanan bölümünde belirgin bir yavaşlamaya işaret ediyor.
Bilim insanları, bu yavaşlamanın sadece geçici bir hava değişikliği ya da küçük bir dalgalanma olmadığını, aksine Atlantik Okyanusu’nun büyük ölçekte dönüşümüne işaret ettiğini belirtiyor. Araştırmanın önemi, bu akıntının Dünya’nın sıcaklık dengesini sağlamada ve hava olaylarını şekillendirmedeki rolünden kaynaklanıyor. AMOC, okyanusun ısı transferini düzenleyerek Avrupa kışlarından tropikal kasırgalara kadar pek çok iklim fenomenini etkiliyor.
Çalışmada bilim insanları, Kuzey Atlantik’in batı kıyısına yerleştirilen dört farklı izleme ağı sayesinde derin okyanus hareketlerini yakından inceledi. Bu ağlarda, deniz tabanına sabitlenen sensörler; su basıncı, sıcaklık, yoğunluk ve akıntı hızını sürekli olarak ölçtü. Özellikle bin metre derinlik altındaki deniz tabanındaki basınç değişimlerinden faydalanılarak, derin okyanus akıntılarındaki değişimler tahmin edildi. Böylece uzun vadeli, bölgesel ve genel değişiklikler net şekilde tespit edildi.
AMOC’un zayıflaması sadece sıcaklık dağılımını değiştirmekle kalmayacak, aynı zamanda aşırı hava olaylarının sıklığını ve şiddetini artırabilir. Örneğin, güçlü bir akıntının kaybı, Avrupa kışlarının daha soğuk geçmesine, şiddetli kasırgaların oluşmasına ya da farklı bölgelerde yağış rejimlerinin bozulmasına yol açabilir. Ayrıca, kıyı şeridindeki deniz seviyelerinde yükselmeyi hızlandırarak, kıyı şehirleri ve altyapıları için ciddi riskler doğurabilir.
Bilim insanları, bu uzun vadeli veri serilerinin, küresel iklim değişikliğinin izlenmesi açısından erken uyarı sistemi işlevi görebileceğini vurguluyor. Araştırmanın başyazarı ve fizik okyanusbilimci Shane Elipot, bu izleme yönteminin madenlerde kullanılan “madenci kanaryası” benzetmesine benzer şekilde, bize büyük iklim değişikliklerinin işaretlerini önceden verebileceğini belirtiyor. Böylece, hükümetler ve karar vericiler, gelecek için daha hazırlıklı olabilir.
Bu çalışma, iklim modellerinin doğruluğunu artırmaya büyük katkı sağlayabilir. AMOC’un gücündeki değişiklikler daha iyi anlaşıldığında, küresel iklimin geleceğine dair öngörüler de daha güvenilir hale gelecek. Böylece, iklim değişikliği ile mücadelede stratejiler geliştirmek ve hazırlık yapmak mümkün olacak.
Bilim dünyasında geçtiğimiz yıl Science Advances dergisinde yayımlanan bu araştırma, ABD Ulusal Bilim Vakfı ve İngiltere’nin Doğal Çevre Araştırmaları Konseyi tarafından desteklendi. Araştırmanın devamı ise iklim sistemlerinin karmaşık dinamiklerini anlamak ve bu kritik akıntının gelecekteki davranışını tahmin etmek için büyük önem taşıyor.
📎 Kaynak: sciencedaily.com



