Amerika Birleşik Devletleri’nde siyasi kutuplaşmanın derinleşmesiyle birlikte, online platformlarda kullanılan dil giderek daha keskin ve siyah-beyaz düşünce kalıplarını yansıtmaya başladı. Özellikle 2016 ve 2020 başkanlık seçimleri arasında yapılan kapsamlı bir sosyal medya analizi, zihinsel çarpıtmaların artış gösterdiğini ortaya koydu. Bu araştırma, uç ideolojik görüşlerle, psikolojik terapide ele alınan katı düşünce yapıları arasında önemli bir bağ olduğunu vurguluyor.
Psikolojide “zihinsel çarpıtmalar”, bireylerin kendileri, gelecek ve dünya hakkında gerçekçi olmayan ve aşırı olumsuz düşünce kalıplarını tanımlamak için kullanılır. Örnek olarak, bir öğrenci tek bir sınavda başarısız olup tüm akademik geleceğini karanlık görüyorsa ya da bir kişi karşısındakinin ona bilerek kötü davrandığını varsayıyorsa, bu tür çarpıtmalar yaşanıyor demektir. Terapide bu düşünce biçimleri değiştirilerek insanların ruh sağlığı iyileştirilir.
Araştırmanın temel amacı, siyasi uç noktaların bu tür zihinsel çarpıtmalarla nasıl ilişkilendiğini anlamaktı. Indiana Üniversitesi ve New York City College ortaklığında yürütülen çalışmada, siyaset hakkındaki dijital dil alışkanlıkları incelendi. Twitter’da (şimdiki adıyla X) 2016 ve 2020 seçim dönemlerinde aktif olan yaklaşık 100 bin kullanıcının paylaşımları üzerinde yoğunlaşan bilim insanları, bireylerin siyasi dilindeki değişimleri dört yıl boyunca takip etti.
Zihinsel çarpıtmaları ölçmek için, araştırmacılar 241 özel kelime ya da ifade dizisini tarayan bir dil analiz aracını kullandı. Bu kelimeler, bireylerin düşünce kalıplarındaki çarpıtmaları gösteren işaretler olarak kabul ediliyor. Ayrıca, kullanıcıların siyasi tutumları ise sosyal medya etkileşimleri ve paylaşımlar üzerine kurulan matematiksel modellerle tespit edildi. Böylece hem siyasal eğilim hem de ideolojik uç noktalara yaklaşımlar değerlendirildi.
Araştırma sonuçları, sosyal medyada kullanılan dilde 2016 ile 2020 arasında %43’ün üzerinde bir zihinsel çarpıtma artışı olduğunu gösterdi. Bireysel hesaplarda ise bu artış %76’ya kadar çıktı. Bu artış tüm zihinsel çarpıtma türlerinde gözlemlendi ancak özellikle aşırı genelleme, felaketleştirme, duygusal mantık yürütme ve “zihin okuma” biçimlerinde belirgindi. Özellikle siyasi tartışmalarda karşı tarafın kötü niyetli olduğunun varsayılması “zihin okuma” çarpıtmasına klasik örnek teşkil ediyor.
Siyasal kutuplaşmanın derinleşmesiyle birlikte, katılımcıların kullandığı aşırı ve keskin dil de paralel olarak gelişti. Sol görüşlü kullanıcılar ideolojik uç noktaya yaklaştıkça zihinsel çarpıtmalarını arttırırken, sağ görüşlülerin çarpıtma eğilimleri 2016’dan itibaren zaten yüksek seviyedeydi ve bu yüzden artış görünümü daha az belirgindi. Bu fark, sağ kesimde bir tür doygunluk etkisini işaret edebilir.
Araştırmada dikkat çekici bir başka bulguysa, 2016’da zihinsel çarpıtmaları yoğun kullanan bireylerin 2020’ye kadar ideolojik olarak daha da uçlaştığı yönünde oldu. Yani, katı ve aşırı düşünme biçimleri siyasi kutuplaşmayı körükleyen önemli faktörlerden biri olarak öne çıktı. Ancak, araştırmacılar bu ilişkinin nedensel değil, korelasyonel olduğunu ve sosyal medya platformlarının algoritma değişimleri gibi dış etmenlerin de etkili olabileceğini belirtti.
Araştırmanın, politik görüşler ile klinik zihinsel hastalıklar arasında doğrudan bir bağlantı kurmadığını belirtmekte fayda var. Burada ölçülen, sadece belirli bir iletişim ve düşünce biçimi. Gerçek ruhsal hastalıklarla siyasal davranış ilişkisi, halen bilim dünyasında ayrı bir çalışma alanı olarak ilerliyor.
Bu çalışma, toplumdaki ideolojik kutuplaşmanın psiko-sosyal boyutlarına ışık tutuyor. Dijital ortamların, terapiyle mücadele edilen düşünce kalıplarını bilinçsizce pekiştirdiği ihtimali, demokratik yapılar üzerinde ciddi riskler taşıyor. Araştırmacılar, ilerleyen dönemlerde farklı dijital platformlardaki veri analizleriyle, bu eğilimlerin ne ölçüde yaygın ve kalıcı olduğunu da ortaya koymayı hedefliyor. Böylece, online ortamlarda yaşanan düşmanlıkların azaltılması için geliştirilmesi gereken müdahalelerin önünü açmak istiyorlar.
📎 Kaynak: psypost.org



