2026 yılının 20 Mart günü, Kuzey Yarımküre’nin resmi bahar başlangıcı, ABD’nin güneybatısı ve Meksika’yı kavuran yaz sıcaklarını aratmadı. Bu bölgede ölçülen hava sıcaklıkları tarihin en yüksek seviyelerine ulaşarak pek çok rekorun kırılmasına neden oldu. Uzmanlar, bu olağanüstü sıcak dalgasının neden olduğu etkilerin iklim değişikliği tartışmalarını yeniden alevlendirdiğini belirtiyor.
Araştırmanın temelini, NASA’nın Goddard Earth Observing System (GEOS) modeli oluşturuyor. Bu model, atmosferdeki fiziksel süreçleri matematiksel denklemlerle birleştirerek, yer seviyesinden yaklaşık 2 metre yükseklikteki hava sıcaklıklarını detaylı şekilde simüle ediyor. Mart ayının 20’sinde kaydedilen sonuçlar, sıcaklığın 40 derece Celsius’un (104 Fahrenheit) üzerine çıktığı alanları koyu kırmızı tonlarda gösteriyor ve bu durumun ne denli yaygın olduğunu gözler önüne seriyor.

Özellikle Arizona ve Kaliforniya eyaletlerinde sıcaklıklar, geleneksel iklim normlarının çok üstünde seyretti. Ulusal Hava Servisi’ne (NWS) göre, Yuma, Arizona’da sıcaklık tam 109°F (43°C) oldu; bu, son 30 yıldaki (1991-2020) Mart ayı ortalamalarından tam 28 derece yüksek bir değer anlamına geliyor. Ayrıca Yuma ve Martinez Lake (Arizona), Ogilby ve Winterhaven (Kaliforniya) bölgelerinde sıcaklıklar 112°F (44°C) seviyesinde ölçüldü ve bu da o gün için ABD içerisindeki en yüksek sıcaklık rekorlarını oluşturdu.
Bu aşırı sıcak hava dalgası sadece ABD ile sınırlı kalmadı; Meksika’nın kuzey bölgelerinde de tarihî sıcaklıklar görüldü. Örneğin, Hermosillo kentinde ölçülen 108°F (42°C) değeri, Mart ayı için kırılan yeni bir rekordu. Texas’ta yer alan Lubbock şehrinde ise birkaç gün boyunca sıcaklıklar 90’ların ortası ve üstünde seyrederek bölgedeki sıcak hava anormalliğini gösterdi. Uzmanlar, bu anormal ısınma olaylarının, bölgede haftalarca etkili olan yüksek basınç sisteminin sonucu olduğunu belirtiyorlar.

Yüksek basınç sistemleri atmosfere genellikle kuru ve bulutsuz hava getirir; bu nedenle güneş ışınlarının doğrudan yeryüzüne ulaşması artar ve gece sıcaklıkları da düşmez. Mart ayındaki bu sistem, yaz mevsimindekine benzer şekilde yaklaşık bir hafta boyunca etkili oldu ve bu, sıradışı bir mevsimsel hava olayıydı. Ulusal Hava Servisi’nin uyarılarına göre, aşırı sıcakların önümüzdeki günlerde doğuya doğru, ABD’nin Orta Batı ve Güneydoğu bölgelerine yayılması bekleniyor.
Bu durumun önemi, iklim bilimcilerin gözünde sadece nadir bir hava olayı olarak kalmıyor; aynı zamanda küresel ısınmanın ve iklim krizinin sınırlarını zorlayan bir örnek teşkil ediyor. Mart ayının hava koşullarında böylesine anormal yükselişler, iklim modellerinin öngördüğü geleceğe işaret ediyor. Bilim insanları, böyle yüksek sıcaklıkların tarım, su kaynakları ve insan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olabileceği konusunda uyarıyor.

Yüksek sıcaklık değerlerini ölçmek, iklim değişikliğinin yerel etkilerini anlamak açısından büyük önem taşıyor. Termal değerler, atmosferdeki enerji dengesini gösterir ve buna bağlı olarak küresel sıcaklık artışının hızlandırıcı ya da yavaşlatıcı etkileri araştırılıyor. Yüksek basınç sistemlerinin uzun süre devam etmesi, hava kirliliğinin artmasına ve bölgesel sağlık krizlerine de yol açabiliyor.
Gelecekte bu tür aşırı sıcak dalgalarının daha sık ve şiddetli yaşanması bekleniyor. NASA’nın GEOS modeli ve benzeri gelişmiş sistemler, küresel iklim dinamiklerini daha doğru tahmin etmeye katkı sağlarken, karar vericilere ve topluluklara erken uyarı imkanı sunacak. Bu sayede, sıcaklık rekorlarının olumsuz etkilerini azaltmak için önlemler alınabilir ve iklim politikaları daha etkin hale getirilebilir.



📎 Kaynak: science.nasa.gov



