Uydu Verileri Küresel Yeşillenmenin Yavaşlamadığını Gösteriyor

Beautiful golf course surrounded by trees and lake under a clear blue sky.

Dünya, sanayi çağının bacalarından yükselen karbondioksiti yalnızca bir iklim problemi olarak değil, aynı zamanda biyosfer için güçlü bir gübre olarak da deneyimliyor. Son yıllarda yayımlanan ve Research Square platformunda paylaşılan yeni bir çalışma, uydu gözlemleri üzerinden yaptığı analizle şu iddiayı test etti: Küresel yeşillenme gerçekten yavaşlıyor mu, yoksa artmaya devam mı ediyor?

Sonuç net. Küresel yeşillenme durmadı. Aksine, istikrarlı biçimde sürüyor.

Rekor Düzeyde Biyokütle Artışı

İnsan kaynaklı CO₂ emisyonları, gezegenin son 50 bin yıldaki en yüksek biyokütle seviyelerine ulaşmasına katkı sağlamış olabilir. İlginç olan şu ki, bu olasılık yarım yüzyıl önce küresel ısınmanın kaçınılmazlığını ilk dile getiren klimatolog tarafından da öngörülmüştü.

Bugün medya gündeminde pek yer bulmasa da küresel yeşillenme, biyosferdeki en büyük ölçekli değişimlerden biri. Örneğin yalnızca Rusya’da 2000–2017 yılları arasında yaprak alanı yaklaşık 0,7 milyon kilometrekare arttı. Küresel ölçekte bu artış çok daha yüksek.

Daha da dikkat çekici olan, tropik bölgelerdeki tablo. Amazon’daki yoğun ormansızlaşmaya rağmen, tropik kuşakta da genel eğilim yeşillenme yönünde. Son otuz yılda Amazon havzasındaki ağaç gövdelerinin kesit alanı ortalama yüzde 10 büyüdü. Ağaçlar adeta kalınlaştı.

Bitkiler Neden CO₂ ile Daha Hızlı Büyüyor?

Bitkiler için karbondioksit, fotosentezin temel girdisi. Atmosferdeki CO₂ arttıkça:

  • Bitkiler aynı büyüme için daha az stomayı açmak zorunda kalıyor
  • Bu sayede su kaybı azalıyor
  • Daha verimli su kullanımı gerçekleşiyor
  • Biyokütle artışı hızlanıyor

Yani yüksek CO₂ yalnızca büyümeyi artırmıyor, su verimliliğini de iyileştiriyor. Bu mekanizma özellikle yarı kurak bölgelerde önem taşıyor, çünkü su sınırlayıcı bir faktör.

“Yeşillenme Yavaşladı” İddiası Test Edildi

Dünyanın farklı bölgelerindeki yeşillenme yoğunluğu. Ormansızlaşmadan en çok etkilenen tropik bölgeler sarı renkle gösterilmiştir. Ancak buna rağmen, tropik bölgelerin tamamı yeşillenmeye devam etmektedir. / Sungchan Jeong vd.

Bazı araştırma grupları, küresel ısınmanın etkisiyle yeşillenmenin yakında duracağını, hatta 21. yüzyılda yavaşlamaya başladığını öne sürmüştü. Yeni çalışma bu iddiayı doğrudan test etti.

Araştırmacılar 1982–2021 dönemine ait uzun vadeli uydu verilerini kalibrasyon farklarını da hesaba katarak yeniden analiz etti. Yaprak Alanı İndeksi üzerinden yapılan ölçümlere göre:

  • Her on yılda metrekare başına ortalama 0,035 m² ek yaprak alanı artışı gerçekleşti
  • 40 yılda toplam artış yaklaşık 0,14 m² oldu
  • Bu, en az yüzde 14’lük bir artış anlamına geliyor

Üstelik yaprak alanındaki artış, biyokütledeki gerçek artışı tam yansıtmıyor. Biyokütle artışı daha da yüksek olabilir.

Bölgesel Farklılıklar

Yeşillenme dünyanın her yerinde aynı hızda değil:

  • Ilıman bölgelerde artış küresel ortalamanın yaklaşık 1,5 katı
  • Kurak bölgelerde artış küresel ortalamanın yaklaşık yarısı
  • Tropiklerde artış daha yavaş fakat istikrarlı

Ormansızlaşmanın yoğun olduğu tropik alanlarda bile genel eğilim pozitif.

Asıl Soru: Bu Artışın Sorumlusu Kim?

Çalışmanın en çarpıcı sonucu şu: Küresel yeşillenmenin yaklaşık yüzde 75–83’ü doğrudan atmosferdeki CO₂ artışına bağlanıyor.

Sıcaklık artışı yaklaşık yüzde 10 katkı sağlıyor. Tarım ve ağaçlandırma projeleri ise bölgesel olarak etkili. Çin ve Hindistan’da insan faaliyetlerinin doğrudan katkısı belirgin. Avrupa Birliği’nde ise tarım alanlarının azalması nedeniyle insan kaynaklı doğrudan katkı düşmüş durumda.

Ancak küresel ölçekte CO₂’nin etkisi, diğer tüm insan faaliyetlerinden kat kat büyük.

Daha da önemlisi: CO₂’nin katkısı zamanla azalmamış. 1982–2001 döneminde on yılda 0,024 m² artış sağlarken, 2002–2021 döneminde bu katkı 0,025 m²’ye yükselmiş.

Biyosfer Açısından Ne Anlama Geliyor?

Uydu gözlemleri, küresel yeşillenmenin 21. yüzyılda yavaşladığı iddiasıyla uyuşmuyor. En sıcak bölgelerde bile belirgin artış sürüyor.

Bu tablo biyosfer açısından bir tür üretkenlik patlamasına işaret ediyor. Atmosferdeki CO₂ seviyesi düşmediği sürece, biyolojik üretkenliğin artmaya devam etmesi bekleniyor.

Ancak burada karmaşık bir denge var. Eğer gelecekte CO₂ emisyonları gerçekten keskin biçimde azaltılırsa, teorik olarak bu biyokütle artışı yavaşlayabilir. Uzun vadede stagnasyon hatta azalma ihtimali ortaya çıkabilir.

Sonuç

Uydu verileri, küresel yeşillenmenin durduğu ya da zayıfladığı iddialarını desteklemiyor. Aksine, son kırk yılda istikrarlı ve anlamlı bir artış söz konusu.

İnsan kaynaklı CO₂ artışı iklim sistemi üzerinde ciddi riskler yaratırken, aynı zamanda gezegenin bitkisel üretkenliğini de artırıyor. Bu durum, iklim politikalarının biyosfer üzerindeki karmaşık etkilerini anlamak için daha bütüncül bir yaklaşım gerektiğini gösteriyor.

Dünya bir yandan ısınıyor, diğer yandan daha yeşil hale geliyor. Biyosferin bu çift yönlü hikayesi, basit siyah-beyaz anlatılara sığmayacak kadar karmaşık.

Kaynak: Research Square

İlginizi çekebilir